Antalya gibi bölgelerde, yangın merdiveni ve elektrik tesisatı gibi temel eksikliklere sahip otellerin yaygın olduğunu ifade eden Gem, “Bu sorunlar basit bir denetimle ortaya çıkarılabilir, ancak kapsamlı bir mekanizma eksikliği nedeniyle ihmal ediliyor” dedi. Gem, sektörde çifte standart uygulandığını belirtti. “Bakanlık TÜRSAB’ı sürekli denetliyor, ancak oteller için aynı titizlikle hareket etmiyor. Turizm belgesi olmayan, güvenlik standartlarını karşılamayan birçok otel faaliyet göstermeye devam ediyor. Özellikle şehir içinde bu koşullarda 3-4 yıldızlı çok sayıda otel var. Basit bir incelemeyle kolaylıkla ortaya çıkacaktır” dedi.
GazeteDuvar’ın haberine göre, bakanlık bünyesinde yapılması gereken denetimlerin özel şirketlere devredilmesiyle birlikte, bu firmalara 1,5-2 milyar TL’nin üzerinde bir gelir kapısı açıldığını belirten Gem, “Bakanlığın çıkardığı yönetmeliklerle turizmde irili ufaklı faaliyet gösteren her yere turizm belgesi zorunluluğu getirildi. Fakat kapsamlı bir denetim mekanizması yok, dolayısıyla bu yönetmeliklerin anlamı da yok. Bu işletmeleri denetlemesi gereken bakanlık ama bu işi bakanlıktan denetim yetkisi almış özel şirketler yapıyor. Her sene bu özel firmalara, tesislerin oda ve yatak sayısına, metrekaresine bağlı fiyatlamalarla yüksek tutarlar ödeniyor. Ama sonuç ne? Bu denetimler ne kadar gerçek? Otel yangınında hep birlikte gördük” diye konuştu.
Gem, uygulanmadığı sürece yönetmeliklerin anlamının olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:
“Bakanlık, turizmdeki TÜRSAB, TUREB gibi birlikleri engellemek, onları birer STK düzeyine düşürebilmek için büyük çaba gösterdi. Ama otelcilerle ilgili hiçbir şekilde yapısal değişiklik yapmadı. Uzun yıllardan beri dile getirdiğimiz aksaklıkları gidermedi. Bir plan program dahilinde turizmi belirli bir noktaya ulaştırmak için çaba sarf etmedi. Varsa yoksa sayılar, cirolar, rekorlar, başarılar… Akdeniz sahilinde büyük, küçük binlerce otel var. Yangının çıktığı oteldekine benzer eksikleri olan onlarcası, yüzlercesi var. Özellikle şehir içi otellerin yaşadığı büyük sorunlar var. Bakanlığın yapmış olduğu değişikliklerden sonra birçoğunun turizm belgesi yok. Böyle büyük boşluklar varken yeniden yaşanabilir bu olaylar. Yangın ve diğer afetlere karşı denetimlerin acilen yapılması lazım. Bugün gerçek denetimlerle önlem almazsak, faciaların devamı gelebilir.”
Gem, turizmde Grand Kartal’daki yangın faciasından sonra ortaya çıkan ve kontrolsüzlüğün boyutlarını gözler önüne seren gariplikleri de şöyle sıraladı:
“Önce yanan otelin sürdürülebilir turizm belgesinin hemen bakanlığın sitesinden kaldırılması, onay veren denetim firmasının ‘Biz yapmadık, başka bir firma yaptı’ demesi gibi acayip gariplikler gördük. Ardından iki farklı otel olarak lanse edilen ‘Grand Kartal’ ve ‘Grand Kartal Oberj’in aynı ‘Turizm İşletme Belgesi’ ile faaliyet gösterdiği ortaya çıktı. Tesis, mevzuata aykırı olarak aynı belgeyle iki ayrı otel gibi işletilmiş yıllarca. Bu nedenle RoyalCert ve FQC isimli iki farklı denetim şirketi, aynı otelin iki farklı binasını ayrı otellermiş gibi denetlemiş. Yani bu şirketler, denetledikleri otelin bir kısmını inceleyip belge vermiş. Denetime ilişkin birçok bilgi, faciadan sonra bakanlığın sitesinden kaldırıldı.”
Gem, facianın yaşandığı otelde konaklayanların ağırlıklı olarak ETS üzerinden kayıt yaptırmış olması ve otellerin aldığı birçok belgeyi görmek isteyen yabancı tur operatörlerinin bulunmayışı üzerinden gündeme gelen soru işaretlerine de şöyle açıklık getirdi:
“Türkiye’de Bolu, Uludağ gibi kayak tatili merkezlerinde iç pazar yetkili acentesi olarak ETS’nin ağırlığı hissedildiği için maalesef yurt dışındaki partner şirketlerin o otellere girmesi epey zor oluyor. Dolayısıyla Türkiye’deki kayak merkezleri, yurt dışı tur operatörlerinin yer aldığı destinasyonlar değil. Avrupalı turist de daha çok Avrupa’daki kayak merkezlerini tercih ediyor. Palandöken ve Kayseri’de makul sayıda yabancı var. Onun dışında tek tük görülür. Turizm Bakanı’nın sahibi olduğu ETS Tur’un yangının meydana geldiği oteli yüksek puanlarla değerlendirmesi ve bu nedenle birçok insanın güvenerek burada konaklaması tartışılıyor. Sahibi TGA’nın yönetim kurulunda olan Grand Kartal Otel’de birçok acentenin standartlarına uygun olmayan koşullar varken, çok sayıda tatilci konaklatıldı. Şimdi bakanlığın içerisinde bu yaşananların sorumlularını aramak lazım.”



