Türkiye’nin sahip olduğu nadir toprak elementleri, Çin’e bağımlılığı azaltma ve küresel enerji pazarında çeşitlilik sağlama potansiyeli taşıyor. Beylikova sahasında kurulan işleme tesisleri, Türkiye’nin Çin’in hakimiyetine karşı dengeleyici bir rol üstlenmesini sağlayabilir. Milli İstihbarat Akademisinden Dr. Celal Erbay, Türkiye’nin bu alandaki potansiyel gücünü AA Analiz için kaleme aldı. Türkiye, nadir toprak elementlerini işleyerek bu kaynaklardan yüksek katma değer yaratma fırsatına sahip.
Türkiye son yıllarda yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırarak güneş ve rüzgar enerjisi gibi kaynaklardan faydalanma oranını artırdı. 2024 yılı itibarıyla Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü, toplam kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor. Bu hızla artan büyüme, Türkiye’nin enerji sektöründe sürdürülebilirliğe doğru ilerlerken, nadir toprak elementlerine olan talebi de artırıyor. Bu elementler özellikle rüzgar türbinleri ve elektrikli araçlar için kritik öneme sahip.
Türkiye, rüzgar enerjisinde 2035 yılına kadar yaklaşık 50 gigavatlık bir kapasite hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için, rüzgar türbinlerinde kullanılan kalıcı mıknatıslar için 11,7 kilo ton nadir toprak elementine ihtiyaç duyulacak. Aynı şekilde, elektrikli araçlar sektörü de hızla büyüyor ve bu alandaki motorlar için de büyük miktarda nadir toprak elementine ihtiyaç duyulacak. Bu iki sektörün 2035 yılına kadar oluşturacağı NTE talebinin toplam maliyeti 2 milyar doları bulabilir. Türkiye’nin kendi rezervlerini işleyerek bu maliyetleri azaltması, hem yerli sanayiye hem de küresel pazara büyük katkı sağlayacaktır.

Türkiye’nin Beylikova sahasında gerçekleştirdiği yatırımlar, ülkenin NTE üretim kapasitesini artırmaya yönelik önemli adımlar arasında yer alıyor. Eti Maden tarafından kurulan pilot işleme tesisi, yıllık 10 bin ton nadir toprak oksit üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Bu tür tesisler, Türkiye’nin NTE üretimindeki maliyetlerini azaltarak küresel pazarda rekabet avantajı elde etmesini sağlayabilir. Yerli üretim kapasitesinin artması, Türkiye’nin rüzgar enerjisi ve elektrikli araç sektörlerinde bağımsız bir konum kazanmasına katkı sağlayacak.
Dünya genelinde nadir toprak elementlerinin tedariki büyük ölçüde Çin’e bağımlıdır. Türkiye, sahip olduğu rezervlerle Çin’e bağımlılığı azaltma potansiyeline sahiptir. Bu potansiyeli kullanarak Türkiye, enerji güvenliğini artırabilir ve aynı zamanda uluslararası tedarik zincirinde daha güçlü bir yer edinebilir. Türkiye’nin NTE kaynaklarını işleyerek ürettiği kalıcı mıknatıslar ve diğer yüksek teknoloji ürünleri, ülkenin ekonomisini güçlendirebilir ve ihracat gelirlerini artırabilir.



