Anksiyete, kaygı bozukluğu riskini artırdığını belirten Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, “Çünkü sosyal medya, dopamin ilişkili bir doyum yani bağımlılık mekanizması üzerinden etki eden geçici doyum sağlıyor. Anlık bir doyum sağlıyor ve bu birçok sistemi olumsuz etkiliyor” diye konuştu.
Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, şunları söyledi:
“Sosyal medyanın yoğun kullanımı özellikle gençler ve çocukların bilişsel gelişimlerini olumsuz etkiliyor ve geciktiriyor. Çünkü beynimiz aynı yemek, içmek gibi sosyal ağlara, iletişime, göz göze temasa, birlikte vakit geçirmeye ihtiyaç duyuyor.
Sosyal medya bunlardan çalarak gerçeklerden çocukları uzaklaştırıyor. Bu yüzden oldukça zararlı etkileri beyin üzerinde göstermiş durumda. Sosyal medya, dikkati günlük uzun süreli ve yoğun kullanımlarda azaltıyor. Çocukların dikkati bize göre oldukça kısa.
Mevcut dikkatlerinin bozulması hem akademik hem de sosyal anlamda onlara ciddi zarar veriyor. Bu konuda yapılmış çalışmalar sosyal medya kullanımının temporal lob dediğimiz bölgelerde azalmasıyla uzun süreli yol açabildiğini göstermiş durumda.”
Sosyal medya ve elektronik cihazların kullanımının 3 yaşına kadar yasaklanması gerektiğini belirten Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, şöyle konuştu:
“Ergenlerde de günlük 2 saat geçmeyecek şekilde ve aralıklı olarak kullanılması gerçek hayattan kopmalarının önüne geçecektir. Ayrıca dikkat dağınıklığının ve buna bağlı oluşabilecek uyku bozukluklarının önüne geçmesi anlamında 2-3 saati geçmemeleri önerilmekte. Kesinlikle günlük kullanımının sınırlandırılmış miktarda olması ve sosyal medya yerine gerçek hayatta iletişimlerin artırılması hepimiz için yararlı olacaktır.”
Uzman klinik psikolog Beldem Sekban da sosyal medyanın aşırı kullanımının depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik rahatsızlıklara yol açabileceğini belirterek şu bilgileri paylaştı:



