Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 6 Şubat 2025’te açıkladığı veriler, tabloyu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Türkiye’nin toplam nüfusu, 2024’te yalnızca 292 bin 567 kişi artarak 85 milyon 664 bin 944’e ulaştı. Ancak bu artış, sevindirici olmaktan çok uzak. 2023’te binde 1,1 olan yıllık nüfus artış hızı, 2024’te binde 3,4’e geriledi. Daha da çarpıcı olanı, doğum sayılarındaki sert düşüş: 2023’te 958 bin 408 bebek dünyaya gelirken, 2024’te bu sayı 937 bin 369’a indi. Yani bir yılda tam 21 bin 39 bebek eksik doğdu. Bu rakamlar, Türkiye’nin geleceğinin ipotek altına alındığını haykırıyor.
TÜİK’in önceki yıllarda yayımladığı istatistikler, toplam doğurganlık hızının 1,51 seviyesinde olduğunu gösteriyordu. Ancak 2024 verileri, bu oranın daha da aşağılara çekilebileceğine işaret ediyor. Nüfusun yenilenme eşiği olan 2,1’in çok altında kalan bu seviye, uzmanlara göre bir “nüfus faciasının” habercisi. Öte yandan, yabancı nüfus da azalma trendini sürdürüyor. 2023’te başlayan düşüş, 2024’te hız kesmeden devam etti. Bu durum, Türkiye’nin kendi dinamikleriyle ayakta kalma mücadelesini daha da zorlaştırıyor.
2024 verilerinin en çarpıcı yanı, nüfusu azalan il sayısının 40’a fırlaması. 2023’te yalnızca 10 ilde görülen bu durum, bir yılda adeta kontrolden çıktı. İller arasındaki hareketlilik ve doğurganlık oranlarının dibe vurması, bu dramatik tablonun temel nedenleri olarak öne çıkıyor. Doğu’dan Batı’ya, Karadeniz’den Ege’ye kadar her bölgeden iller bu krizden nasibini aldı. Örneğin, Ağrı’da 11 bin 437, Sivas’ta 13 bin 394, Van’da 9 bin 525 kişilik kayıplar yaşanırken, büyük şehirlerin bile bu dalgadan kaçamadığı görüldü. Manisa gibi sanayi merkezlerinde bile nüfus yerinde sayıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tabloyu yıllardır öngördüğünü ve defalarca uyardığını hatırlattı. Geçmişte yaptığı bir konuşmada, “Nüfusumuz 2,1’in altında ve bu, Türkiye için bir felaket. Üç çocuk tavsiyemizde ısrarcı olduk, ama eleştirildik. Şimdi haklılığımız ortaya çıktı. Nüfus, bir milletin en büyük gücüdür ve bunu kaybetmek üzereyiz!” sözleriyle yetkililere ve halka seslendi. Erdoğan’ın bu çıkışı, yıllardır süren tartışmaları yeniden alevlendirdi. Üç çocuk çağrısının ne kadar hayati olduğu, bugünkü rakamlarla bir kez daha kanıtlanmış oldu.
Veriler, 40 ilin nüfus kaybına uğradığını net bir şekilde ortaya koyuyor. İşte bazı çarpıcı örnekler:




Yorumlar kapalı.