1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. CHP’li Bülent Tezcan, siyasi yasak iddialarını ANKARAGÜNDEM TV’ye değerlendirdi: Yasak getirseler de adayımız belli

CHP’li Bülent Tezcan, siyasi yasak iddialarını ANKARAGÜNDEM TV’ye değerlendirdi: Yasak getirseler de adayımız belli

ANKARAGÜNDEM yazarı Yıldıray Oğur'un, “2028 seçimleri için bir uzlaşma ve ‘ateşkes’ çağrısı” başlıklı bugünkü yazasında dile getirdiği Anayasa'nın 101'inci maddesini değiştirme formülünün sorulduğu Tezcan, böyle bir anlaşmaya onay vermeyeceklerini söyledi.

featured

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, ANKARAGÜNDEM TV’de yayınlanan Bi’ Karar Ver programında Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’un konuğu olarak gündemdeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik diploma tartışmaları, CHP’de 23 Mart tarihinde gerçekleştirelecek ön seçimler ve ittifak tartışmalarına dair konuştu.

ANKARAGÜNDEM yazarı Yıldıray Oğur’un, “2028 seçimleri için bir uzlaşma ve ‘ateşkes’ çağrısı” başlıklı bugünkü yazasında dile getirdiği Anayasa’nın 101’inci maddesini değiştirme formülünün sorulduğu Tezcan, böyle bir anlaşmaya onay vermeyeceklerini söyledi.

Programda, Anayasa’nın “Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” şeklindeki 101. maddesinin kaldırılmasının hem Erdoğan’ın 3. dönem adaylığıyla hem İmamoğlu’nun diplomasıyla ilgili tartışmaları boşa düşüreceğinden bahsedilirken “Erdoğan böyle anlaşmaya onay verir mi?” şeklindeki soruya Tezcan, “Biz niye onay verelim” diye cevap verdi.

Tezcan sözlerine şöyle devam etti:

“Önümüzde bir Anayasa var. Bir hukuk devleti var. Hukuku çalıştırmak, demokratik hukuk kuralları içinde yarışmak konusunda Türkiye’de bir hukuk açığı yok. Sistem açığı yok. Ama birinin ihtiyacını, arzularını karşılama adına sistemde gedikler açıyoruz, sistemi işlemez hale getiriyoruz, felç ediyoruz. Niye yok sistem açığı. Şimdi diploma meselesinde. Birincisi 35 sene önce olmuş bir şey. Hangi olay olursa olsun üzerinden 35 yıl geçtikten sonra hukuki istikrar, idarede istikrar ilkeleri gereği bu meselelerde geriye dönük işlem yapamazsın. Bir hukuki güvenlik meselesi var. Bu kapıyı açarsanız, ülkede hiç kimsenin hiçbir resmi belgesiyle ilgili güvenceden bahsedemezsiniz. Hani Sayın İmamoğlu diyor ya, tapunuzu iptal ederler, nüfus kaydınızı iptal ederler, bu çocuk sizin değil derlerse ne yapacaksınız?”

YÖK’ün diplomayla ilgili raporuna değinen Tezcan, Kıbrıs’taki üniversiteden geçişte bir sorun olsa bile sınava girenlerin bunları bilemeyeceğini söyleyerek şöyle konuştu:

“YÖK’ün de raporu çıktı. Fakülte geçiş uygundur diyor. Üniversite rektörünün ilgili makama diye hazırladığı 9 sayfalık bir rapor var, o raporda tek tek saymış. Diyor ki 1990 yılındaki geçiş 1982 yılındaki yatay geçiş yönetmeliğine göre yapılır. Bu yatay geçiş yönetmeliğinde denklik ya da tanıma şartları aranmaz. Üçüncüsü bu dönem içerisinde yüzde 60’ın üzerinde not ortalaması olacak, alttan dersi olmayacak. Şartları var. Bu şartları karşılayanlar geçer diyor. Ayrıca tanıma ve denklikle ilgili meseleler 2000 yılından itibaren yönetmeliğe girdi diyor. Geçiş uygunsuz değildir diyor.

Üniversiteden bu kararı alamadılar. Bu sefer, ısrarla bir heyet oluşturuyorlar YÖK’te.YÖK de bu sefer şunları tespit ediyor: Ekrem İmamoğlu’nun müraacatında bir problem yoktur diyor: Evrakları sahte değil, müraacatı usulsüz değil, geçiş işleminde hiçbir problem yok. Ekrem İmamoğlu’nun geçişiyle ilgili hiçbir problem yok. Üniversitenin raporunda da bu tespit ediliyor. Ne diyor? 51 kişi geçmiş o zaman. Bu 51 kişi geçerken üniversite 60 kişilik kontenjan demiş, sonra 80’e çıkarmış. Bunu niye çıkardığını anlayamadık diyor, raporda. 35 sene sonra… İkincisi, 14’ünde bitecekti müraacaat, 12’sinde bitirip değerlendirmeye almışlar diyor. Halbuki 14’ü için de ek karar almışlar sonradan. Bunu da anlayamadık diyor. Üçüncüsü de denklikle ilgili, uygulamada o zaman yönetmelik aranıyordu diyor. Yönetmelikte vardı demiyor. Uygulamada aranıyormuş. 93 tarihli yazılar buluyorlar, başka yerlerle ilgili. Dolayısıyla bu 51 kişinin geçişiyle ilgili bir problem var diyor. Söylediği bu. Peki diyelim ki bunlar böyle. 60’dan 80’e İmamoğlu mu çıkardı? 2 gün önce bu işi toparlayın, bitirin diyen o muydu? Hangimiz nerelere müracaat ettik, hangimiz biliyoruz? Devlet memurluğuna müracaat ediyorsunuz. Mülakata giriyorsunuz, yazılıya giriyorsunuz. Hangi tarihte başlayacak, hangi tarihte bitecek yazılı sınava girenin bileceği bir şey mi, müdahale edebileceği bir şey mi? Ona mı sorulur onun hesabı?Beni nereden sorumlu tutarsınız. Sahte diploma verdiysem sorumlu tutarsınız, sahte nüfus cüzdanı verirsem sorumlu tutarsınız, sahte transkript veririm sorumlu tutarsınız.”

CHP’li Bülent Tezcan, siyasi yasak iddialarını ANKARAGÜNDEM TV’ye değerlendirdi: Yasak getirseler de adayımız belli

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.