SADECE 100 ŞİŞE ÜRETİLDİ
Bal, yalnızca Kafkas bal arısı (Apis Mellifera Caucasia) adı verilen ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir tür tarafından üretiliyor. Bölgeye özgü bu arı türü, balın nadirliğini ve değerini artırıyor. Ürüne ulaşmak da en az üretimi kadar zahmetli. Dağlık ve sık ormanlık bir bölgede yer alan bal kaynağına ulaşmak için yaklaşık 8 saatlik zorlu bir yürüyüş gerekiyor. Hasat ekipleri bu süre zarfında geceyi dağda kamp yaparak geçiriyor.
Balın kökeni yüzyıllar öncesine, 17. yüzyıla kadar uzanıyor. Doğu Karadeniz’de yaşamış antik Laz aşiretlerinin bu balı hastalıklara karşı doğal bir tedavi olarak kullandıkları, bağışıklığı güçlendirdiği ve afrodizyak etkisi olduğuna inandıkları biliniyor. Aç karnına bir çay kaşığı tüketilmesi tavsiye edilen bal, bölge halkının uzun ömürlü ve dirençli olmasına katkı sağladığına inanılan geleneksel bir besin olarak dikkat çekiyor.
Elvish’in tanıtımında şu ifadeler yer alıyor:
Bu yıl yalnızca 20 kilogram üretilebilen Peri Balı, sınırlı sayıda sadece 100 şişe satışa sunuldu. Şu ana kadar 69 şişe alıcı buldu. Balın tanıtımı ve satışı özel bir internet sitesi üzerinden yapılıyor.
Elvish Balı, bazı kaynaklarda mağara balı olarak da anılsa da, 1000 metre derinliğindeki bir mağaradan çıkarıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmuyor. Gerçekte, bal 1800 metre yükseklikteki bir dağ bölgesinden toplanıyor.
“Zorlu doğa koşullarına rağmen bu topraklarda yaşayan Laz halkı, güçlü kalabilmek için doğanın sunduğu en saf kaynağa yöneldi. Yanıt basitti: Yüksek rakımlı, ulaşılması güç bir bölgeden gelen bir kaşık bal. Ama bu basit cevap, yıllarca süren deneyimle ve zorlu yolculuklarla anlam kazandı.”




Yorumlar kapalı.