İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından piyasada yaşanan dalgalanma ve Merkez Bankası’nın 45 milyar doları aştığı tahmin edilen döviz müdahaleleri kamuoyunda geniş yankı buldu. Gelişmeler üzerine sosyal medya hesabından açıklama yapan ekonomist İbrahim M. Turhan, rezerv kullanımına dair eleştirilere yanıt verdi.
“Doğruya doğru, yanlışa yanlış” sözleriyle başlayan paylaşımında Turhan, rezerv satışının bağlama göre değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, 2019-2022 arasında uygulanan müdahaleleri hatalı bulduğunu, ancak dışsal şoklara karşı yapılan rezerv müdahalelerinin makroekonomik olarak yerinde olduğunu belirtti.
Turhan, geçmişte yapılan bazı uygulamalara doğrudan eleştiride bulundu:
“Yanlış para ve maliye politikasıyla faizin düşük tutulması, aşırı kredi genişlemesi ve sürdürülemez cari açık nedeniyle kur baskısı oluştu. Merkez Bankası bu baskıya yalnızca rezerv satarak yanıt verince bu ‘rezerv yakmak’ oldu. Örneğin 2019-2022 arasında yapılan müdahaleler yanlıştı. Sonuçlarını hep birlikte gördük.”
Buna karşın Turhan, dışsal şoklar karşısında rezerv kullanımının Merkez Bankası’nın elindeki araçlardan biri olduğunu savundu:
“2018 Rahip Brunson krizi, 17-25 Aralık süreci ya da 2008 küresel krizinde olduğu gibi durumlarda döviz likiditesi hızla kuruyorsa, Merkez Bankası kurda oynaklığı engellemek için rezerv satabilir. Bu makroekonomik açıdan yanlış değil, aksine doğru bir tercihtir.”
Turhan açıklamasında, rezerv müdahalesine karşı çıkan bazı siyasi yorumlara da tepki gösterdi. Kurda oynaklık üzerinden hükümetin zayıflatılması yönündeki yaklaşımları eleştirerek şu ifadeleri kullandı:



Yorumlar kapalı.