Yayımlanan açıklamada İmamoğlu hakkında verilen cezanın yalnızca bir kişiyi hedef almadığı, halkın oylarıyla seçilen yöneticilere karşı yürütülen sistematik bir siyasi operasyon olduğu vurgulandı. Gençlik kolları, “Bu yalnızca İmamoğlu’na değil; bu ülkenin gençliğine, halkın hür iradesine ve yerel demokrasiye karşı bir darbedir” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, Türkiye’de yargı bağımsızlığının ortadan kalktığına dikkat çekilirken, “Hukukun araçsallaştırılmasına, yargının siyasi iktidarın sopası haline getirilmesine alışmadık, alışmayacağız” denildi.
Kayyum düzenine sert tepki: “Seçme ve seçilme hakkı gasp ediliyor”
Gençlik örgütü, özellikle doğu ve güneydoğu illerindeki belediyelere atanan kayyumlara da tepki gösterdi. Kayyum uygulamasının halkın iradesine açık bir müdahale olduğu ifade edilirken, “Sandıkta kazanamayanlar, halkın oyunu gasp ederek iktidarlarını sürdürüyor” denildi.
Açıklamanın sonunda kamuoyuna ve yöneticilere yöneltilen talepler sıralandı:
1. Ekrem İmamoğlu’na kurulan siyasi kumpas son bulmalı.
2. Seçilmiş tüm belediye başkanları görevlerine iade edilmeli.
3. Kayyum sistemine son verilmeli.
4. Yargı siyasetin gölgesinden kurtarılmalı.
5. Hukuksuz şekilde tutuklanan siyasetçiler, gazeteciler ve öğrenciler serbest bırakılmalı.
6. Gençlerin ifade özgürlüğü anayasal güvenceye alınmalı.
Kayseri’den başlayan yürüyüşün sıradan bir siyasi etkinlik değil, sistematik baskılara karşı bir vicdan hareketi olduğu vurgulandı. “Bu yürüyüş bir miting değil; adaleti ayaklar altına alanlara karşı bir başkaldırıdır” denilen açıklamada, yürüyüşün sadece fiziki değil, fikri ve vicdani bir direniş olduğu belirtildi.




Yorumlar kapalı.