Gaziantep’in kültürel dokusunun önemli bir parçası olan zurna, Mesut Uz’un ellerinde yeniden hayat buluyor. Henüz 10 yaşındayken başladığı mesleğini, bugün 70 yaşında olmasına rağmen aynı tutkuyla sürdüren Uz, zurna yapımında hiçbir modern makine kullanmıyor. Tamamen el emeğiyle, geleneksel yöntemlerle üretim yapıyor.
“Günde ortalama 10 zurna yapıyorum ama talepler öyle çok ki yetişmek zor,” diyen Uz, özellikle yaz aylarında düğün sezonunun açılmasıyla yoğun bir tempoya giriyor. Ancak gençlerin zanaata ilgisizliğinden şikayetçi. “Çırak yetiştiremiyorum, mesleği devredecek kimse yok,” diyerek endişelerini dile getiriyor.
Mesut Uz’a göre kaliteli bir zurna, kaliteli malzemeyle başlar. “Zurnalar, meyve vermeyen ya da kurumuş kayısı ağaçlarından yapılır. Malzemeyi genellikle Malatya’dan veya çevre illerden temin ederiz,” diyen Uz, bu ağaçların 2-3 yıl kurutulması gerektiğini söylüyor.
Zurna üretim süreci oldukça zahmetli:
“Önce ağacı tasarlarız, sonra üst kısmını alır, şekillendiririz. Ardından içini oyar, deliklerini açar, perdelerini ayarlarız. Baş kısmına ise çimşir ağacından yapılan ‘nezik’ yerleştirilir. Son olarak müzisyenin getirdiği kamış ya da metem takılır, çalınarak test edilir,” diye anlatıyor.

Zurnalarının sadece Gaziantep’te değil, Türkiye genelinde rağbet gördüğünü belirten Uz, özellikle Adana, İstanbul, Ankara, Kayseri, Kahramanmaraş, Göksun ve Osmaniye gibi illerden sürekli sipariş aldığını belirtiyor.




Yorumlar kapalı.