1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Murat Ülker’den ‘rüşvet’ açıklaması: Hakkınızı almak için bile haraç vermek gerekebiliyor

Murat Ülker’den ‘rüşvet’ açıklaması: Hakkınızı almak için bile haraç vermek gerekebiliyor

Murat Ülker, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

featured

Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, sosyal medya platformu LinkedIn üzerinden şair ve yazar Hilmi Yavuz’un rüşvetle ilgili yazısını paylaşarak, bu konuda bir tartışma başlattı. Sidar’ın paylaşımına iş insanı Murat Ülker yorum yaparak görüşlerini paylaştı.

Murat Ülker, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili Kaan Sidar, rüşvet malum çift taraflıdır. Hakkı olmayan bir şeyi elde etmek için alınır, verilir. Fakat artık karşılaştığımız durum daha da fecidir. Zira hakkınız olanı elde etmek için de artık rüşvet yani haraç vermekle olabiliyor derler. Çaresi de bilinir amma…”

Hilmi Yavuz’un yazısında, rüşvetin tarihsel arka planı ve kültürel yansımaları ele alınıyor. Yavuz, yazısında rüşveti “çaresi bulunamamış bir illet” olarak tanımlıyor. Yazıda Prof. Dr. Ahmet Mumcu’nun “Osmanlı Devleti’nde Rüşvet” adlı eserinden alıntılar yapılıyor ve Osmanlı döneminde rüşvetin yönetim kademelerine kadar uzanan bir yapı haline geldiği aktarılıyor.

Yazıda ayrıca, Fuzulî’nin “Selam verdim, rüşvet değildür deyu almadılar” dizesine ve rüşvetin zamanla devlet yönetiminde olağan bir unsur olarak kabul edilmeye başlanmasına da değiniliyor.

İşte, Kaan Sidar’ın o yazısı:

“Hilmi Yavuz Hocamızın tedavisi henüz keşfedilmemiş bir illet olan Rüşvet ile ilgili yazısını sizlerle paylaşıyorum.
Rüşvet hastalığına asırlardır çare bulunamadı. Aşıymış, antibiyotikmiş hepsi nafile. Ancak Rüşvet virüsüne karşı bağışıklığı olanlar da var. Bunlar dünya malına kıymet vermeyen, namus ehli, sağlam karakterli kişiler.

“Haydi herkesin bildiğinden başlayayım: Fuzulî’nin ‘Selam verdim, rüşvet değildür deyu almadılar’ dizesi ile! Her yeni rüşvet haberiyle ilk hatırladığımıs söz bu! Bir de ‘Rüşvetin belgesi mi olur?

Rüşvet, bir illet! Bu illetin de bir tarihi var. Prof.Dr. Ahmet Mumcu ‘Osmanlı Devletinde Rüşvet’ adlı çalışmasında rüşvet’in ‘devletleşme aşamasına gelen bütün toplumlarda görül[düğünü]’ bildiriyor. Mumcu, kitabın 2005 yılında yayımlanan 3.baskısına yazdığı önsözde ‘rüşvet suçunun önlenmesi[nin] olanaksız derecede zor’ olduğunu, ama önlenemese de tehlike derecesinin azaltılabileceğini, ama ‘Türkiye’de bu azaltmayı sağlayacak ekonomik,ahlakî ve toplumsal önlemlerin alınması[nın], giderek bozulan değerler sistemi nedeniyle yerine getirilmesi[nin] son derece zor bir iş’ olduğunu da belirtiyor. Gerçekten de öyle! Nitekim, Mumcu’nun temas ettiği ‘değerler sistemi’ Müslüman Türk toplumunun İslamî ahlak değerleridir. Bu değerler sisteminin çoktan çökmüş olduğunu ve bunun özellikle İslamî hassasiyetleri olan iktidarlar eliyle onarılmak ve tahkim edilmek ihtiyacının hissedilmediğini müşahede etmek, fevkalâde esef vericidir.
Ama öyle görünüyor ki, bu illete, eski deyişle dûçâr olanlar, maalesef devletin başında olan insanlar arasından çıkıyor: Örnek, Kanunî Sultan Süleyman’ın damadı ve vezir-i âzamı Rüstem Paşa’dır. Prof. Mumcu Rüstem Paşa’nın ‘Devlette memurluk satımı yolunu açtığı[nı] ve rüşvetçi yöneticinin ilk önemli temsilcisi olduğu[nu]’ bildiriyor. Devlette vezir-i âzamlık seviyesinde rüşvetçiliğin soy kütüğünde, en tepedeki adam: Kanunî’nin damadı ‘kehle-i ikbal’ Rüstem Paşa…

Murat Ülker’den ‘rüşvet’ açıklaması: Hakkınızı almak için bile haraç vermek gerekebiliyor

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.