Çelik, askeri vesayetçi zihniyetin Cumhurbaşkanı seçim sürecine müdahale etmek amacıyla “Cumhurbaşkanı Cumhuriyete sözde değil, özde bağlı olmalıdır” diyerek bir kez daha keyfi yaklaşımlar için Cumhuriyeti istismar ederek Meclis iradesini ve hukuku hiçe sayma yoluna gittiğini dile getirerek, “Bütün muhtıralarda olduğu Bütün muhtıralarda olduğu gibi hemen yargı vesayeti devreye girdi ve ardından demokratik iradeye karşı bazı odaklar tarafından mitingler organize edildiği” ifadelerini kullandı.
Çelik açıklamasının devamında ise şu ifadeleri kullandı:
“Yine Cumhuriyetimizi sömürerek, Cumhur’un iradesine karşı yapılan bu mitinglere “Cumhuriyet mitingleri” denildi. Demokrasimizi çalmak isteyenler bir kere daha Cumhuriyetimizi kirletmeye kalktılar.
Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman Başbakandı. Sözde muhtıra teşebbüsüyle beraber Ankara yine koyu bir karanlığa gömülmüştü ve Hükümetimizin sonunun geldiği kanaati yayılmaya çalışılıyordu.
Hesap edemedikleri şey ise Cumhurbaşkanımızın bedeli ne olursa olsun “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” ilkesine bağlılığı ve tüm kadrolarımızın bu mücadeleyi vermek için dimdik ayakta ve hazır oluşuydu. Ankara’ya koyu bir karanlık gibi çöken o geceyi sabaha dek tüm zerrelerine kadar hatırlıyorum. Cumhurbaşkanımızın cesareti ve kararlılığının önderliğinde o geceyi tüm demokratik mücadele gücümüzü yeniden inşa ederek geçirdik.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir Başbakan ve hükümet muhtıraya direndi. O gece demokrasi tarihimiz yeniden yazıldı.




Yorumlar kapalı.