Parti kulislerinden edinilen bilgilere göre Tan, MYK toplantısında yaptığı konuşmada, CHP’nin dış politikada izlediği yaklaşımın yanlış okumalar içerdiğini belirtti. Tan’ın şu ifadeleri kullandığı öğrenildi:
“Dış politikada beni dinlemiyorsunuz. Suriye, Kıbrıs, Filistin ve diğer bölgelerde yapılan açılımlar sağlam temellere dayanmıyor. Okumalarınız eksik ve yanlış. Bu anlayışla benim bu görevi sürdürmemin bir anlamı yok.”
Tan, bu sözlerin ardından hem İstanbul Milletvekilliği hem de Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etme niyetini dile getirdi. Tan’ın istifa kararı, parti yönetiminde adeta şok etkisi yarattı.
Kriz büyümeden, CHP Genel Başkanı Özgür Özel bizzat devreye girdi. Tan ile özel bir görüşme gerçekleştiren Özel, kendisine daha fazla yetki sözü verdi. Tan’ın dış politika konularında daha etkin bir pozisyona geçmesi için adımlar atılması kararlaştırıldı. Yapılan görüşme sonrasında Tan, görevinde kalmaya ikna edildi.
CHP kaynakları, bu görüşmede Özel’in “Dış politika senin alanın. Bu konuda partiyi senin çizginde ilerleteceğiz” dediğini aktardı. Böylece Tan, CHP dış politikasında tek yetkili isim haline geldi.
Yaşanan bu gelişmenin ardından, CHP’de dış politikaya ilişkin tüm açıklama, değerlendirme ve stratejilerin Namık Tan’ın koordinasyonunda yürütüleceği öğrenildi. Tan’ın liderliğinde bir dış politika danışma kurulu kurulması da gündeme geldi.
Öte yandan MYK üyelerinin, Tan’a destek verilmesi yönünde fikir birliğine vardıkları öğrenildi. Parti içindeki bazı isimlerin “Tan’ın çizgisi, CHP’yi uluslararası alanda daha güçlü bir pozisyona taşıyabilir” değerlendirmesinde bulundukları ifade edildi.




Yorumlar kapalı.