1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Taha Akyol’dan 27 Mayıs değerlendirmesi: Demokrasi eksikliği darbeleri getirdi

Taha Akyol’dan 27 Mayıs değerlendirmesi: Demokrasi eksikliği darbeleri getirdi

Programda söz alan ANKARAGÜNDEM yazarı Taha Akyol, 27 Mayıs darbesinin nedenlerine değinerek, Türkiye’nin demokratik kültür eksikliğine vurgu yaptı. “Niye 27 Mayıs'a gelindi? Önlenemez miydi?” diye soran Akyol, Türkiye’nin 1950'de kansız iktidar değişimi yaşayabilen bir ülkeyken, 1960’ta darbeyle yüzleştiğini hatırlattı.

featured

Programda söz alan ANKARAGÜNDEM yazarı Taha Akyol, 27 Mayıs darbesinin nedenlerine değinerek, Türkiye’nin demokratik kültür eksikliğine vurgu yaptı. “Niye 27 Mayıs’a gelindi? Önlenemez miydi?” diye soran Akyol, Türkiye’nin 1950’de kansız iktidar değişimi yaşayabilen bir ülkeyken, 1960’ta darbeyle yüzleştiğini hatırlattı.

Kutuplaşmanın demokrasiye zarar verdiğini belirten Akyol, “İktidarların güç zehirlenmesi kadar, muhalefetin hırçınlaşması da demokrasiyi zehirliyor. Böyle durumlarda yargının tarafsız olması, denge-denetim mekanizmalarının işletilmesi gerekir” dedi.

Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Akyol, “Kuvvetler ayrılığı yoksa anayasa da yoktur. Bugün Türkiye’nin hâlâ bu temel meseleleri tam anlamıyla çözememiş olması, benzer krizlerin tekrar yaşanmasına neden olabilir” uyarısında bulundu.

Akyol’un konuşması şöyle;

“Niye 27 Mayıs’a gelindi? Önlenemez miydi? Milli Şef rejiminden iktidarın ve muhalefetin birlikte hazırladığı bir seçim kanunuyla kansız, kavgasız 1950’de iktidar değişikliği yapan bir ülke 1960’ta kanlı bir darbeyle karşılaştı. Burada sorun sadece darbelerde midir, bizim siyasi kültürümüzde demokrasi eksikliği, hukuk eksikliği gibi problemler var mı? İki taraf köylerde kırahathaneleri birbirinden ayırırken, Kayseri’de Denizli’de Demokrat Partililerle, Cumhuriyet Halk Partililer taşlı spolı birbirine girerken neden herhangi bir kurum veya herhangi bir entelektüel zümre veya halk içerisinden bir takım sivil inisiyatifler ‘bunu yapmayın ikiniz de yanlış yapıyorsunuz’ diye bir inisiyatif alamadı. Bunları düşünmemiz lazım. Düşünmediğimiz sürece kültürümüzdeki uzlaşma eksikliği, sistemimizdeki denetim ve denge eksikliği devam eder. Sorunlar da birbirine benzer bir şekilde olmasa da nitelik itibarıyla aynı sorunlara yani özgürlükle otorite arasındaki çekişme sorunlarıyla her dönemde karşı karşıya geliriz.

Siyasette kutuplaşma demokrasiyi zehirliyor. Güç zehirlenmesi iktidarları zehirliyor. Muhalefetin hırçınlaşması, mukabil güç zehirlenmesine kapılması demokrasiyi zehirliyor. Böyle durumlarda bunu önleyebilecek tarafsız yargı olması lazım. Böyle durumlarda bunu önleyebilecek güç sahiplerinin gücünü aşırılaştırmasını önleyebilecek denetim ve denge kuvvetler ayrılığı gibi sağlam müesseselerin olması lazım. Bunları biz hala tam tesis edemedik. Netice itibariyle Türkiye 1950’den itibaren Cumhuriyetin tebasının Cumhuriyetin vatandaşı olduğu bir gerçek inkılap yaşamıştır. Türkiye 1950’den itibaren Anadoluya yolun, okulun, üretimin, traktörün girdiği bir sosyal devrim yaşamıştır. Ama Türkiye’ye bunu kazandıranlar demokrasiyi güçlendirmek yerine eski tek parti döneminin metotlarıyla iktidarlarını tahkim etmek istediler. Bu da maalesef felaketle sonuçlandı. Yeni Anayasa’nın konuşulduğu bugünlerde benim ders olarak söyleyeceğim şey kuvvetler ayrılığı yoksa Anayasa yoktur.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ise 27 Mayıs darbesini değerlendirirken, bunun Türkiye’nin demokrasi serüveninde derin bir kırılma yarattığını ifade etti. Uysal, “3. Cumhurbaşkanımız Celal Bayar, 14 Mayıs’ı Türk milletinin kendi kaderine hakim olduğu gün olarak tanımlamıştı. 27 Mayıs ise milletin kaderine hükmetmesinin önünün kesildiği kara bir gündür” dedi.

Taha Akyol’dan 27 Mayıs değerlendirmesi: Demokrasi eksikliği darbeleri getirdi

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.