1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. DEM Parti’den yeni ceza infaz yasası teklifine şerh: Sürecin gereklerine cevap vermiyor

DEM Parti’den yeni ceza infaz yasası teklifine şerh: Sürecin gereklerine cevap vermiyor

Şerh yazısında, şöyle devam edildi:

featured

Bunun hem ortak geleceğe olan inancın toplumsallaştırılması hem barış adımlarının amacına ulaşmasının ön koşulu olduğu aktarılan muhalefet şerhinde, sürecin zemininin de bu esaslar üzerinden oluşması gerektiği kaydedildi.

Şerh yazısında, şöyle devam edildi:

“Ancak eldeki kanun teklifinin bu gerekleri karşılamaktan uzak olduğu açıktır. Nitekim toplumsal barış için güçlü ve ikna edici bir adım rolü oynayacak olan siyasi mahpusların tahliyesi, en temel beklenti olmasına rağmen karşılıksız bırakılmıştır. Sorunu tanımak ve çözüm için sorumluluk almak, barış arayışının kilometre taşıdır. İnfaz alanında bu tanımanın öncelikli muhatabı da siyasi mahpuslardır. Nitekim barış arayışlarının başarısız olmasında bugüne dek siyasi mahpuslara uygulanan ayrımcı norm ve uygulamalar başlıca sebeplerden biri olmuştur. Sorunun kaynağı bu gerçekliktir; çözüm ise bu ayrımcılığı aşmaktan geçmektedir. Aylarca toplumda yaratılan adil ve eşitlikçi infaz düzenlemesi umuduna karşılık Meclis’e sunulan paketin toplumsal barış iradesini destekleyen bir yetenekte olmadığı ifade edilmelidir. Eldeki teklif, siyasi mahpuslara yönelik ayrımcı yaklaşımın yanında toplumsal umut ve barış ilişkisini de göz ardı eden bir muhtevaya sahiptir. Demokrasinin teori ve pratiğine dair derin yoğunlaşmaları sayesinde siyasi mahpusların demokratik toplum inşasında merkezi bir katkısı olacaktır. Tahliyelerinin önemli bir gerekçesi de bu şekilde anlaşılmalıdır.”

”Barışın bir inşa süreci olduğu ve zamana ihtiyaç duyduğunun bilindiği, ancak bunun, pasif bekleme ya da kararsız iyileştirme arayışı şeklinde anlaşılmaması gerektiği” ifade edilen şerhte, barışın inşasının, cesur adımlara bağlı olduğu kaydedildi.

Şerh yazısında, “Hükümet, bu cesaret ve sorumluluğun öznesi olarak davranmak zorundadır. Eldeki teklif, bu sorumluluğu yansıtmaktan uzaktır. İnfaz rejimine hakim olan ayrımcı anlayışın değişmesine dair bir öngörü taşımayan teklif, ceza hukukunda çözüm olarak ceza miktarını artırmayı önermektedir. Bu yönüyle cezalandırma yaklaşımına yaslanan asırlık refleksi sürdürmenin izlerini taşımaktadır. Toplumun tarih ve güncel uygulamalardan doğan sorunlar yığınının çözümü adalet, eşitlik ve demokratik katılımda aranmalıdır. Cezayı artırarak çözüm arama yöntemi, toplumsal dönüşüm amacını ıskalayan bir bakışı ifade etmektedir. Çözüm, ceza ile terbiye etmek değil, suç sebeplerini ortadan kaldırmak, ahlaki ve politik dönüşümü geliştirmektir” değerlendirmesi yapıldı.

Paketin özellikle de ceza infaz sistemini etkileyen maddelerinin büyük bir umutla beklendiği, ancak paketin bu beklentiyi karşılamadığı aktarılan şerhte, Covid-19 salgını döneminde çıkarılan geçici infaz düzenlemeleriyle getirilen 3 yıl erken tahliye imkanından, aynı tarihte dosyası henüz kesinleşmediği için yararlanamayanların durumunun hukuk devleti ve eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğu ifade edildi.

Şerhte, “10. yargı paketiyle bu eşitsizliğin giderilmesi ve İnfaz Kanunu Geçici 10. maddenin 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen tüm suçları kapsaması beklenirken, iktidar bu konuda bir adım atmamıştır. Bunun en temel nedeni, tıpkı pandemi döneminde olduğu ve itiraz ettiğimiz gibi çıkarılan infaz düzenlemelerindeki temel kaygının, toplumsal adaleti sağlamak değil, siyasi gerekçelerle belirli kesimlerin cezaevinden çıkışını engellemektir” denildi.

”Türkiye’de çıkarılan hemen her infaz düzenlemesinde sistematik bir biçimde adli mahpuslar lehine genişletici hükümler getirilirken, siyasi mahpusların bu düzenlemelerin dışında bırakıldığı” belirtilen şerh yazısında, adli mahpuslar için erken tahliye, ceza indirimi ya da alternatif infaz yöntemleri tanınırken, düşüncelerinden, siyasal faaliyetlerinden veya kimliklerinden dolayı cezaevinde bulunan devrimciler, siyasetçiler, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve öğrencilerin bu kapsamın dışında tutulduğu aktarıldı. Şerhte, bu bilinçli ayrımın, hukukun evrensel eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğu vurgulandı. Şerhte, “Gerçek bir ceza adaleti reformu için, adli mahpuslara yönelik eşitliğe aykırı, siyasi mahpuslara yönelik de istisnacı ve dışlayıcı yaklaşımın terk edilmesi, hukukun kapsayıcı ve eşit uygulandığı bir rejimin inşa edilmesi zorunludur” değerlendirmesi yapıldı.

DEM Parti’den yeni ceza infaz yasası teklifine şerh: Sürecin gereklerine cevap vermiyor

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.