Sözbilir, Türkiye’de 2011’den bu yana tanımlanan 485 fay hattı bulunduğunu, bunlardan bazılarının “sismik boşluk” kategorisinde yer aldığını söyledi. Bu faylar, uzun süredir deprem üretmeyen, ancak stres biriktirdiği için her an büyük bir deprem oluşturabilecek potansiyele sahip bölgeleri temsil ediyor.
Prof. Dr. Sözbilir, öncelikle son 125 yılda büyük deprem üretmemiş faylar üzerine yoğunlaştıklarını belirtti. Paleosismoloji adı verilen yöntemle fayların geçmişte ne zaman ve ne büyüklükte depremler ürettiğini incelediklerini anlatan Sözbilir, “Fayın en son depreminden bu yana geçen süre ile olası tekrar aralığı çakışıyorsa, o fayın deprem üretmesi yakın demektir” ifadelerini kullandı.
Deprem riski yüksek olan sismik boşluklar sadece İstanbul’la sınırlı değil. Sözbilir, İstanbul’un güneyinde yer alan Kumburgaz, Adalar ve Avcılar segmentlerinin ciddi risk taşıdığını belirtirken, Batı Anadolu’da İzmir Tuzla, Balıkesir Gökçeyazı, Eskişehir fayları, Orta Anadolu’da Tuz Gölü ve Kayseri-Erciyes, Doğu Anadolu’da Yedisu, Ovacık ve Malatya fayları, Güneydoğu’da ise Cizre, Yüksekova ve Şirvan fayları için benzer uyarılarda bulundu.
Bu fayların bazılarının 3 bin ila 4 bin yıldır kırılmadığını vurgulayan Sözbilir, stres birikiminin tehlikeli boyutlara ulaştığını söyledi.
Sözbilir şöyle konuştu:




Yorumlar kapalı.