Sadece üretimle sınırlı kalmayan genç çiftçi, aynı zamanda kadın istihdamına da katkı sunuyor. Serasında çalışan tüm personelin kadınlardan oluştuğunu belirten Tuğrul, “Köylerimizdeki kadınlara iş imkanı sağlıyoruz. Bu başarı kadın emeğiyle büyüyor” dedi.
Tarım sevgisini dedesinden aldığını dile getiren Tuğrul, çocukluğunda anason ve rezene ektiklerini, fakat teknolojiyi keşfetmesiyle tarım vizyonunun değiştiğini belirtti. Üniversitede e-ticaret okuduğu sırada ilgisini çeken topraksız tarım üzerine yoğunlaşmaya karar verdiğini ifade ederek, “E-ticaret okuduktan sonra toprak beni daha çok cezbetti. Toprak cezbettiği için birazcık da topraksız tarım atılmak istedim. Bölümümü bıraktım. Birazcık da toprağı alıp maceraya böyle başladık” dedi.
Yatırımının ilk yılında iç piyasaya odaklandığını belirten Tuğrul, önümüzdeki sezon için ihracat planlarını da hazırladığını söyledi. Pestisit ve kimyasal kalıntı içermeyen, doğal yollarla üretilmiş çilekleri doğrudan son tüketiciye ulaştırmayı hedefliyor.
Gençlerin tarıma mesafeli durduğunu gözlemlediğini belirten Tuğrul, bu algının değişmesi gerektiğini vurguladı. “Gençler denesinler, tarıma girsinler, topraksız tarımı araştırsınlar. Toprak her zaman kazandırır” diye konuştu.
Yaş ortalaması çok yukarıda tarımda ve gençleşmesi daha verimli hale getirilmesi gerekiyor. Bu sistemler Türkiye’de neden olmasın? Türkiye’de neden topraksız tarım yapmayalım? Bu ismi duyurup daha rahat, daha güzel bir şekilde Türkiye’mizi geliştirmek gerekiyor.
“Seneye ihracata verip son kullanıcıya pestisitsiz güzel bir ilaçsız, güvenilir çileği sunmak. Böyle bir hedefimiz var. Asıl hedefim ise Aydın’ın çileğine katma değer sağlayarak dünyaya tanıtmak istiyorum” diyen Tuğrul, katma değerli tarım ürünleriyle Türkiye’nin potansiyelini ortaya koymak istiyor.




Yorumlar kapalı.