AK Parti tarafından Meclis’e sunulan kanun paketindeki kenevirle ilgili düzenleme tartışma yarattı. Teklif, kenevir yetiştiriciliğinin kapsamını genişletirken, ‘esrar’ olarak bilinen maddenin doktor reçetesine ihtiyaç duyulmadan kozmetik ve vitamin gibi kolayca ulaşılabilir olmasının önünü açıyor. Teklifin yasalaşması halinde uyuşturucu bağımlılığının artacağına dikkat çeken uzmanlar, ‘Kenevir zararsız algısı’nın ise en büyük risk olduğu uyarısı yapıyor.
TBMM’ye sunulan yasa teklifi, tıbbi kenevirin yerli üretimi ve eczanelerde satışı ile sağlıkta dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Ancak muhalefet yasanın uyuşturucu bağımlılığını artıracağını ve bunun kontrol altında tutulamayacağını belirtiyor. Bağımlılık riskine dikkat çeken uzmanlar da kamu sağlığı açısından ciddi sorunların yaşanabileceği uyarısını yapıyor. Yasa ile gelecek ‘Kenevir zararsız algısı’nın ise en büyük risk olduğuna dikkat çekiyor.
AK Parti tarafından Meclis’e sunulan ‘Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ kapsamında, ilaç üretiminde kullanılmak üzere kontrollü kenevir yetiştiriciliği ve bu ürünlerin yalnızca eczanelerde satışı öngörülüyor. Teklifte ayrıca üretimden eczane rafına kadar tüm sürecin elektronik takip sistemleri ile izlenmesi, kenevirden elde edilen ürünlerin yalnızca ruhsatlı eczanelerde ve izlenebilir ambalajlarla satışa sunulması planlanıyor. Kenevir ham maddesine yönelik kontrollü üretim Tarım ve Orman Bakanlığı, işlenmesi ve dağıtımı ise Sağlık Bakanlığı sorumluluğunda yürütülecek.
Adalet Bakanlığı ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2024 yılı itibariyle Türkiye cezaevlerinde uyuşturucu kullanımı, ticareti veya temini suçlarından tutuklu ya da hükümlü bulunan kişi sayısı yaklaşık 119 bini bulmuş durumda. Bu sayı, tüm mahkûmların yaklaşık üçte birine denk geliyor. 2015 yılında bu rakam 36 bin civarındaydı; bu da son 10 yılda yüzde 230’luk bir artış anlamına geliyor. Bu veriler, yasa tasarısına ilişkin toplumsal hassasiyetin yalnızca sağlıkla sınırlı olmadığını, tasarının güvenlik ve gençlik politikalarını da doğrudan etkilediğini gösteriyor. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Yeşilay’ın saha çalışmaları, Türkiye’de uyuşturucuya başlama yaşının bazı bölgelerde 13’e kadar düştüğünü gösteriyor. Uzmanlar özellikle sentetik maddelere erişimin arttığını ve kenevirin ‘doğal’ algısıyla meşrulaştırılmasının gençler açısından tehlikeli olabileceğini belirtiyor.
Türkiye’de şu anda kenevir üretimi yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı’nın izniyle yapılabiliyor. 2024 itibariyle tıbbi amaçlı üretime yıllık yalnızca 5 bin metrekarelik ekim izni verilmiş durumda. Toplam 120 bin kökü aşmayacak şekilde planlanan sistemde her üreticiye özel kota uygulanıyor, fazla üretim ise kesin olarak yasak. Bu veriler, Türkiye’nin tıbbi kenevir üretimine halen temkinli yaklaştığını gösteriyor. Ancak izinli üretimin onlarca katı kadar kenevirden elde edilen esrar uyuşturucusu Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yakalanıyor. Bu bölgelerdeki sınır hatlarında sadece 2023’te 22 tonunun üzerinde kaçak esrar maddesi ele geçirildi.




Yorumlar kapalı.