Türkiye son günlerde bir kez daha alevlerle mücadele ediyor. İzmir, Manisa, Aydın, Antalya ve İstanbul gibi birçok şehirde peş peşe çıkan orman yangınları, binlerce hektarlık alanı küle çevirdi. Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere yerel itfaiye ekipleri, Orman Genel Müdürlüğü personeli ve AFAD yangınları söndürmek için günlerdir aralıksız çalışıyor.
Yetkililerce yapılan açıklamalarda sevindirici bir şekilde ‘Can kaybı yaşanmadı’ deniliyor ancak bu ifadeler, sadece insan hayatına odaklanıyor. Oysa yangınlar, milyonlarca canlının doğal yaşam alanını yok ediyor.
Yangınların çıktığı ormanlar yalnızca ağaçları ve yerleşim yerlerini değil, binlerce canlı türüne ev sahipliği yapan bir ekosistemi altüst ediyor. Kirpiler, tavşanlar, sincaplar, kaplumbağalar, yaban domuzları, kuşlar, böcekler, sürüngenler… Özellikle yavaş hareket eden ya da yuvalarını terk edemeyen hayvanlar, alevlerin arasında acı bir şekilde can veriyor. Kimi hayvanlar ise yangından kurtulsa bile yaşam alanları tamamen yok olduğu için açlık ve susuzluktan kısa süre sonra ölüyor.
Öte yandan resmi açıklamalarda sıkça tekrar edilen ‘Can kaybı yok’ ifadesi, farkında olmadan hayvanların yaşamını yok sayan bir bakış açısını yansıtıyor.
Orman yangınlarının etkilediği alanlarda yalnızca kamu kurumları değil, sivil toplum örgütleri de etkin olarak bir mücadele yürütüyor. Başta BAKUT ve HAYTAP (Hayvan Hakları Türkiye Aktif Güç Birliği Platformu) olmak üzere pek çok gönüllü ekip, hem yangına müdahalede destek sağlıyor hem de yangından etkilenen hayvanların kurtarılması, tedavisi ve tahliyesi için büyük bir özveriyle çalışıyor.




Yorumlar kapalı.