İşçilere yol, yemek, giyim ve sosyal yardım gibi birçok kalemde ödeme yapılırken, Türkiye’nin geleceğini emanet ettiği yüz binlerce öğretmenin, öğretmenler odasındaki en temel ihtiyacı olan çayını bile cebinden karşılaması, “kamuda eşit işe eşit sosyal hak” talebini yeniden alevlendirdi.
Kamu işçilerinin 2025’in ilk yarısı için aldığı sosyal hakları gösteren tablo, memurlarla aradaki derin uçurumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu tabloya göre bir kamu işçisi, maaşına ek olarak şu gibi haklara sahip:
Bunların yanı sıra ikramiye, evlenme yardımı, doğum yardımı, ölüm yardımı gibi birçok ek ödeme…

Bu tablo, işçi statüsündeki personelin sosyal olarak nasıl desteklendiğini gösterirken, aynı devlet dairesinde, aynı hastanede veya aynı okulda görev yapan memurların bu hakların hiçbirine sahip olmaması, büyük bir eşitsizlik olarak yorumlanıyor.
Bu adaletsizliğin en somut yaşandığı yerlerden biri ise okullardaki öğretmenler odaları. Yüz binlerce öğretmen, gün boyu tükettiği çayı, suyu, kahveyi kendi parasıyla almak zorunda kalıyor.
Dahası, birçok büyük okulda öğretmenler, aralarında para toplayarak öğretmenler odasına hizmet etmesi için ceplerinden maaş ödeyerek bir çaycı çalıştırmak durumunda kalıyor. Bu durum, günlük 189 TL yemek parası alan bir kamu işçisi ile kendi çayını bile kendi finanse eden bir öğretmen arasındaki makasın ne kadar açık olduğunu gösteriyor.




Yorumlar kapalı.