Topraksız tarım yönteminin hız ve verimlilik açısından büyük avantaj sunduğunu belirten Ömer Çelik, “40 günlük süreçte hasada ulaşabiliyoruz. Şu an seramızda 68 bin ürün ekili durumda. Günde yaklaşık 400 kilogram ürün topluyoruz. Bu şekilde yılda 10 kez hasat yapabiliyoruz” dedi.
İstanbul’a olan yakınlık sayesinde lojistikte de önemli bir avantaj elde ettiklerini belirten Çelik, “Hasadı yaptığımız ürünleri aynı gün İstanbul’daki otel ve restoranlara ulaştırabiliyoruz. Tazelik açısından bu büyük bir fark yaratıyor. Bu nedenle çalıştığımız işletmeler işleyişten son derece memnun” dedi.
TOPRAKLI TARIMA GÖRE 10 KAT FAZLA VERİM
“TARIM HEP HAYALİMDİ, ŞİMDİ GERÇEK OLDU”
Topraksız tarımın sunduğu verimlilik hakkında da bilgi veren Çelik, “Aynı miktarda ürünü toprakta yetiştirmek için 50 dönüm alana ihtiyaç duyuluyor. Bu serada ise sadece 5 dönümle aynı üretimi gerçekleştiriyoruz. Ayrıca topraklı tarıma göre %90 daha az su tüketiyoruz. İlaç kullanmıyoruz. Bu da hem çevre hem de sağlık açısından büyük avantaj” ifadelerini kullandı.
Turizmden tarıma geçiş sürecini anlatan Çelik, “Göcek’te yat kiralama işi yaparken hep içimde tarımla ilgili bir şeyler yapma arzusu vardı. Topraksız tarımın yükselişte olduğunu gördüm, araştırdım ve bu işe yöneldim. Bugün geldiğimiz noktada bu teknolojik sistemle kaliteli ve sürdürülebilir üretim yapabiliyoruz” diye konuştu.
KİŞİSEL YATIRIMLA EKONOMİYE KATKI
Çelik, seranın kış aylarında da üretime devam etmesini sağlayan ısıtma sistemine de yatırım yaptıklarını belirterek, bu yöntemle hem istihdama hem de yerli üretime katkı sunduklarını vurguladı. Girişimci, toprağa ihtiyaç duymadan yapılan bu üretim modelinin yakın gelecekte daha fazla ilgi göreceğini dile getirdi.




Yorumlar kapalı.