Çalışmanın en dikkat çeken bulgularından biri, güçlü demokratik kurumlara ve kaliteli eğitim sistemine sahip ülkelerde biyolojik yaşlanmanın daha yavaş seyretmesi oldu. Buna karşın, siyasi istikrarsızlık, düşük gelir düzeyi ve çevresel kirlenme gibi faktörlerin yaşlanmayı hızlandırdığı tespit edildi.
Araştırmanın sonuçlarına göre biyolojik yaşı kronolojik yaşını en çok aşan ülkeler arasında Mısır ve Güney Afrika öne çıkıyor. Bu ülkelerde vatandaşların sağlık göstergeleri, yaşlarına kıyasla çok daha yaşlı bir profil sergiliyor. Öte yandan, biyolojik yaşlanmanın en yavaş seyrettiği ülkeler arasında Batı Avrupa ülkeleri dikkat çekiyor. Asya ve Latin Amerika ise bu iki uç arasında orta düzeyde yer alıyor.
Bilim insanlarına göre, demokratik değerlerin zayıf olduğu, gelir dağılımının adaletsiz ve çevre kirliliğinin yaygın olduğu ülkelerde biyolojik yaşlanma belirgin biçimde hızlanıyor. Bu tür ortamlarda yaşayan bireylerin, uzun vadeli kronik stresle karşı karşıya kaldıkları, bu stresin ise vücutta iltihaplanmayı tetikleyerek yaşlanma sürecini hızlandırdığı vurgulandı.
Araştırma yalnızca dört yıl sürse de elde edilen veriler oldukça güçlü sinyaller veriyor. Araştırmacılar, çalışmayı 10 ila 20 yıl süreyle uzatarak yaşlanmanın biyolojik mekanizmalarını daha ayrıntılı şekilde çözümlemeyi hedefliyor. Özellikle biyolojik yaşı kronolojik yaşından daha düşük çıkan bireyler, sağlıklı yaşlanmanın sırlarının keşfedilmesi açısından büyük önem taşıyor.




Yorumlar kapalı.