Tuzlanın işletmesini kadın girişimci Habibe Belgin Yılmaz üstleniyor. Haziran ayında başlayan ve ekim ortalarına kadar süren hasatta iş makineleri yerine geleneksel yöntemler tercih ediliyor. Kil havuzlarda biriken tuzlar, hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmadan çıkarılıyor. Yılmaz, “Yıllık üretimimiz 350 ton civarında. İç piyasada da çok talep görüyor, özellikle salamura, tereyağı, turşu ve peynir yapımında vazgeçilmez” dedi.
Malatya, Erzincan ve Tokat gibi çevre illerden de yoğun talep gören esmer tuz, mineral değeri ile Japonya’nın meşhur ve pahalı tuzunu geride bırakıyor. Yılmaz, “Japonya’nın dünyaca ünlü bir tuzu var. Bizim tuzumuzun mineral değerleri onun da üzerinde. Bu yüzden Japonya özellikle bizim tuzumuzu tercih ediyor” ifadelerini kullandı.
84 mineral ve 3 element barındıran esmer tuz, diğer tuzlara göre daha geç hasat ediliyor. Üretimde gıda yönetmeliğine uygun brandalar kullanılarak, tuzun rengi korunuyor. Mikro plastik içermeyen ve tamamen doğal yollarla elde edilen bu özel tuz, Türkiye’nin en kaliteli kaya tuzlarından biri olarak gösteriliyor.
Hem lezzeti hem de sağlık açısından sunduğu faydalarla dikkat çeken esmer kaya tuzu, artık sadece Türkiye’de değil, Uzak Doğu mutfaklarında da kendine sağlam bir yer edindi. Bölge halkı için de önemli bir gelir kapısı olan bu üretim, Sivas’ın adını dünya mutfaklarına taşıyor.




Yorumlar kapalı.