Mağazanın yöneticileriyle geliştirdiği yakın ilişki sayesinde, bir gün mağaza müdiresi Madam Lopez tarafından patronları Jean Claude ile tanıştırıldı.
Ancak, patronun ofisinde duvarda asılı duran ve mavi bir çerçeve içinde olan Muğla haritası, tüm dikkatini çekti.
Harita üzerinde, Datça Yarımadası’nın kalın kırmızı çizgilerle çevrili olduğunu ve bazı bölgelerin yeşil noktalarla işaretlendiğini fark etti.
Bu esrarengiz detaylar, Gürbüz Evren’in zihnini kurcaladı.
Gürbüz Evren, haftalarca bu haritanın anlamını sorguladıktan sonra, lüks bir restoranda Jean Claude ile buluştu.
Fransız iş insanı, Türkçe “Hoş geldiniz” diyerek kendisini karşıladı ve gençliğinde yaklaşık iki yıl Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde bulunduğunu söyledi.
Bu süreçte, dünyanın önde gelen bir Fransız kozmetik firmasında uzman olarak çalıştığını ve yeni kozmetik ve parfüm ürünleri geliştirmek için kullanılabilecek bitki ve çiçekleri araştırdığını anlattı.
1969-1971 yılları arasında küçük bir ekiple özellikle Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerini karış karış gezdiğini, özellikle endemik, yani sadece belirli bir yöreye özgü bitkileri ve çiçekleri tespit ettiklerini belirtti.
Bu dönemde Datça Yarımadası’nın kendisi için bir numaralı öneme sahip olduğunu vurguladı ve yarımada için eski adı olan “Reşadiye” ismini kullandı.
Popüler trend sona erdi: Yazlıklar alıcı bulamıyor! Değişen tatil anlayışı, yazlık piyasasını altüst etti




Yorumlar kapalı.