İsrail’in Gazze’ye yönelik işlediği katliama ilişkin konuşan Bakan Fidan, “Şu anda bütün dünyanın bizim hissi veya ideolojik bir sebepten dolayı değil artık bütün dünyanın gerçeklere dayalı bir olgudan dolayı soykırım olarak tanımladığı bir gerçeklik var ortada. (Netanyahu’nun) Bu adamın aslında yapmaya çalıştığı kendi soykırımını kapatmak, başka bir şey değil. Bize başka bir şey söyleyerek gidiyor, Fransızlara başka türlü baskı yapıyor, Avustralyalılara başka türlü baskı yapıyor… Her ülkeye bir baskı mekanizması geliştirmiş durumda. Her ülkedeki siyonist lobiyi bir şekilde devreye sokarak onları kendi yerel siyasetleri üzerinden esir almaya çalışıyor” ifadelerini kullandı. Dünyada Yahudi toplumu içinde bir bölünme olduğuna vurgu yapan Bakan Fidan, Yahudilerden de vicdan sahibi olanların, “Bu soykırım, biz bunlardan beriyiz” söylediğini belirtti.
Gazze’deki durum ve Cidde’deki İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı hakkındaki soruya yanıt veren Bakan Fidan, Filistin meselesinin, son iki yıldır Gazze’de yaşanan soykırımın ‘tüm Müslümanların, bütün dünyanın bir kanayan yarası ve bir vicdani muhasebe haline dönüşmüş durumda’ olduğunu söyledi.
Tüm dünyanın, “İsrail’in aslında hedefinin hiçbir zaman için kendi güvenliği” değil, “güvenlik maskesi altında aslında daha fazla toprak elde etme olduğunu” bildiğini ifade eden Bakan Fidan, bunun artık ortaya çıktığını söyledi.
Bakan Fidan, “Biz dünyanın Filistin meselesinde ve Filistin üzerinden aslında oluşturulmuş başka daha büyük bir siyonist sistemin kuşatması altındaki dünya sisteminin nasıl çözümlerle baş başa olduğunu şu an görüyoruz. Aslında tarihi bir döneme şahitlik ediyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesinin sorulması üzerine Fidan, mevkidaşıyla görüştüğü konulardan birinin de Gazze’de devam eden trajedi, soykırım ve açlığın durdurulması meselesi olduğunu belirtti. Bakan Fidan, Gazze’ye bir miktar insani yardımın girmeye başladığını belirterek, “Bu tabii ki sevindirici bir haber ama kesinlikle ve kesinlikle yeterli olmaktan çok uzak” dedi.
İsrail’in politikasının Gazze’yi herhangi bir canlının yaşayabileceği yer olmaktan çıkarıp Gazzelileri adeta “tehcire” zorlamak olduğunu vurgulayan Fidan, Gazze’deki durumla ilgili bölgedeki bütün ülkelerle çok ciddi temas halinde olduklarını dile getirdi. Bakan Fidan, ABD’nin İsrail’in uyguladığı politikaları “insanlık namına savunacak bir yer olmadığını” kendisinin de gördüğünü belirterek, “Ama İsrail’i durdurma ile ilgili en fazla elinde araç olan, baskı aracı olan ülke Amerika bunu yeterince kullanmıyor, kullanamıyor” diye konuştu.
Suriye’ye ilişkin, Suriye’deki birliğin, dirliğin, huzurun, düzenin bozulmasıyla ilgili kaygılarının devamlılığının her zaman olacağını kaydeden Fidan, şunları söyledi: “İsrail’in ortaya koyduğu yayılmacı tavrın, İsrail’in Suriye ile ilgili ortaya koyduğu, özellikle Netanyahu hükümetinin, tabii ki kabul edilebilir bir tarafı yok. Bu konuda bizim ortaya koyduğumuz daha insani, daha evrensel, herkesin huzurunu, güvenliğini esas alan yapı fevkalade önemli. İçerideki belli grupların, İsrail’in son haftalarda ortaya koyduğu operasyonel baskıyı kendilerine bir fırsat olarak görüp, buradan ayrılıkçı bir siyasal dil üretmeleri, Suriye’nin geleceğini hep beraber kurma yerine dışarıya bağımlılığı esas alan azınlık oluşturma modellerinin ortada olması büyük bir talihsizlik.”




Yorumlar kapalı.