Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, her beş çalışandan ikisinin, yani yüzde 40’ının, kendi pozisyonu ortadan kalksa çalıştığı kurumun ya hiç etkilenmeyeceğini ya da çok az etkileneceğini düşünmesi.
Bu durum, çalışanların kendi işlerinin kurumsal değerine dair ciddi bir tatminsizlik hissettiğini gösteriyor.
Aynı zamanda, çalışanların yüzde 75’i yaptığı işin dünyaya anlamlı bir katkı sağladığına inanırken, bu kişisel ve toplumsal anlam algısının, işin kurumsal düzeydeki işlevselliğiyle örtüşmediği görülüyor.
Bu ikilem, çalışanların işlerine yükledikleri manevi değerler ile günlük görevlerinin somut bir fark yaratmadığı hissi arasındaki çelişkiyi ortaya koyuyor.
Marketing Türkiye’de yer alan habere göre, araştırma, çalışanların iş tatminini iki farklı perspektiften ele alıyor: Gelirden bağımsız ve gelirle birlikte değerlendirildiğinde.
Gelirden bağımsız olarak yapılan değerlendirmede, çalışanların tatmin düzeyi 10 üzerinden ortalama 5,7 olarak belirlendi.
Ancak, işin içine gelir faktörü eklendiğinde bu ortalama 4,7’ye kadar düşüyor.
Bu 1 puanlık düşüş, maaşın iş tatminini ne kadar olumsuz etkilediğini açıkça gösteriyor.
Bulgulara göre, gelirden bağımsız olarak işinden tam tatmin duyduğunu belirten çalışanların oranı yüzde 20 iken, gelir faktörü hesaba katıldığında bu oran yalnızca yüzde 8’e geriliyor.




Yorumlar kapalı.