Mehmet Uçum’a göre, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun önünde üç temel görev bulunuyor ve bu görevlerin birbiriyle iç içe geçmeden, belirli bir sıralamayla yürütülmesi gerekiyor:
Uçum’un yazısında en dikkat çeken ve sürecin geleceği açısından kilit rol oynayan unsur, birinci aşamadan ikinci aşamaya geçiş için ortaya konulan ön şart oldu. Uçum, komisyonun “dinleme” faaliyetinden “hukuk önerisi oluşturma” çalışmasına geçmesinin eşiğinde durduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Bu eşiğin aşılması için münfesih terör örgütünün kesin silah bırakma kararı, pratik olarak da teyit edilmelidir. Silah bırakma mekanizmasının kesintisiz işletilmesi ve bunun teyidi geçiş süreci hukuku için şarttır.”
Uçum, bu pratik teyit gerçekleşmediği takdirde komisyonun dinleme faaliyetine devam edeceğini ancak “bu zaman kaybına sebebiyet verecek unsurlara ise Devlet’in göz yummayacağı” uyarısında bulundu.
Devam eden dinleme faaliyetine ilişkin de önemli önerilerde bulunan Uçum, “Komisyon adına küçük bir heyetin İmralı’da dinleme yapma önerisi”nin Meclis Başkanlığı ve Komisyon’un takdirinde olduğunu, ancak “böyle bir dinlemenin de faydalı olacağının öngörülebileceğini” belirtti.
Ayrıca, komisyonun geçmişteki birikimlerden de faydalanabileceğini ifade eden Uçum, 2013’teki Meclis Araştırma Komisyonu raporu ve Akil İnsanlar Heyeti’nin yedi bölge raporu gibi çalışmaların önemli veriler içerdiğini hatırlattı.
Bu şartın yerine gelmesiyle komisyonun bir “geçiş süreci kanun teklifi” için hukuki bir rapor oluşturabileceğini belirten Uçum, bu durumda “TBMM’nin 1 Ekim 2025 günü başlayacak yeni yasama yılının başlarında Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci kanun teklifinin gündeme gelmesinin yüksek ihtimal olacağını” ifade etti.



