1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Ahmet Özer’in kızı ve avukatı Seraf Özer: ‘Babam hücresinde direnirken ben öfkemin içinde yok olamazdım’

Ahmet Özer’in kızı ve avukatı Seraf Özer: ‘Babam hücresinde direnirken ben öfkemin içinde yok olamazdım’

Konuşmasına, “30 Ekim 2024… Bundan tam bir yıl önce, tam anlamıyla bir kabusa ve kaosa uyandım,” sözleriyle başlayan Özer, bir yıldır her gün Silivri Cezaevi’ne gittiğini söyledi.

featured

Tam 1 yıldır her gün, istisnasız her gün, cezaevine gidiyorum. Babam 1 senedir içeride, bende dışarıda 1 senedir özgür değilim, Silivri Cezaevi adeta ikinci evim oldu.

Konuşmasına, “30 Ekim 2024… Bundan tam bir yıl önce, tam anlamıyla bir kabusa ve kaosa uyandım,” sözleriyle başlayan Özer, bir yıldır her gün Silivri Cezaevi’ne gittiğini söyledi.

Benden, 30 Ekim 2024’de önce hayatın tüm renklerini çaldılar, sonra kanatlarımı kırmak istediler. Çünkü babam haksızca tutsak edildikten sonra kanatlarına sığındığım, her koşulda yanımızda olan ve “kimse benim dostuma terörist diyemez” diye yeri göğü inleten benimkıymetli Başkanım Ekrem İmamoğlu’nu da 19 Mart’ta aldılar. Ama biz en başından beri yanımızda olan Özgürlerle, özgürlük mücadelesi vermeye devam ediyoruz. Kırılan kanadım ise gerisinde, büyük bir dayanışma içerisinde olduğum canım, yol arkadaşım, tanıdığım en güçlü kadınlardan biri olan Sn. Dilek İmamoğlu’nu bıraktı. Şimdi birlikte siyaset üstü bir mücadele veriyoruz, canlarımız için.

Kıymetli babam ve değerli müvekkilim Prof. Dr. Ahmet Özer özgür olup halkına hizmet etmek yerine, tutsak olup “benim tek şiarım halkıma hizmet etmek oldu” diye kendini savunmak durumunda bırakıldı.

Prof. Dr. Ahmet Özer’in tutuklanmasının ardından siyasi baskıların arttığını söyleyen Seraf Özer, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklanmasına atıfta bulundu:

Bu nasıl bir his, nasıl bir direniş biliyor musunuz? Azimle, bir milim geri adım atmadan, asla boyun eğmeden ama içinde çokça öfke barındıran bir mücadele. Çünkü tüm bu adaletsizliğin içerisinde adaletten başka sığınacak bir kapım, kapımız yok.

İlk günler çok öfkeliydim, gözüm kararmış kalbimde bir yumru ile zihnimde artık uğultuya dönüşmüş sesleri anlamaya çalışıyordum. Ancak kendime bir söz verdim, bu süreci akılla, sabırla ve dirayetle atlatacağız.

Özer, İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile olan dayanışmasına da değinerek, “Şimdi birlikte siyaset üstü bir mücadele veriyoruz, canlarımız için,” dedi.

O gün bugündür, her gün, bir önceki günden daha azimli ve kararlı bir mücadele vermeye çalışıyorum. Babamın hak mücadelesinde ona laik olabilmek, bu haksızlığın karşısında dimdik durabilmek için tam anlamıyla canımı dişime taktım.

Alnımızın akıyla bu kumpastan çıkacağımız günü sabırla ve aynı zamanda sabırsızlıkla bekliyorum. Her geçen gün özgürlüğe bir adım daha yaklaşmış hissediyorum.

Babası hakkında açılan davayı “siyasi bir kumpas” olarak niteleyen Seraf Özer, yaşadıkları süreci şöyle anlattı:

Hayatta en çok sevdiğim, hayat mentörüm, yaşam kaynağım ve masumiyetine yüzde yüz kefil olduğum, ne ki haksız ve hukuksuzca bir siyasi kumpasla 12 m2 bir hücrede tutsak edilen(!) babam için mücadele ediyorum.

Çok öfkeliyim;

Babasının şafak vakti onlarca polisle gözaltına alınmasını ve evde yaşananları da anlatan Özer, “Annem onu uyandırmaya bile izin alamadı. ‘Çocuklarıma bir şey mi oldu?’ diye yataktan fırladı. O anı unutamıyorum,” dedi.

• Babamın bir şafak vakti sanki bir canlı bomba alırmışçasına onlarca polisle göz altına alınmasına,

• Babamı annemin uyandırmasına izin verilmemesine ve “çocuklarıma bir şey mi oldu” diye terler akıtarak yataktan fırlamış olmasına,

• Aylarca tehdit mesajları almama vesile olanlara,

Ahmet Özer’in kızı ve avukatı Seraf Özer: ‘Babam hücresinde direnirken ben öfkemin içinde yok olamazdım’

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.