Bitlis’in Adilcevaz ilçesine bağlı Aydınlar beldesinde toplanan Van Gölü Aktivistleri Derneği üyeleri, bölgenin eşsiz biyolojik çeşitliliğini barındıran Arin Gölü’ndeki felaketin boyutlarını gözler önüne serdi. Arin köyünden başlayan 15 kilometrelik yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, gölün su seviyesindeki hızlı düşüşün, bölgedeki yaban hayatı için büyük bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Aktivistler, son yıllarda gölde 200 metreyi aşan bir su çekilmesi yaşandığını ve bu kurumanın hız kesmeden devam ettiğini ifade etti. Bu çekilmenin başlıca nedenleri arasında ise kontrolsüz tarımsal sulama, vahşi sulama yöntemleri ve iklim krizinin etkileşimi gösteriliyor.
Arin Gölü, sadece Van Gölü havzasının değil, Türkiye’nin de önemli kuş göç yolları üzerinde bulunuyor. Dikkuyruk, Uzunbacak, Kızılbacak, endemik Van Gölü Martısı, Angıt ve Kılıçgaga gibi nadir ve hassas türlerin barındığı bu sulak alan, aynı zamanda onların güvenli bir şekilde ürediği tek yer olma özelliğini taşıyor. Aktivistler, su seviyesindeki bu dramatik düşüşün devam etmesi durumunda, yüzlerce kuş türünün yaşam alanının yok olacağını ve bölge ekosisteminin geri dönülemez bir yara alacağını dile getiriyor. “Eğer bu hızla devam ederse, göl 5 yıl içinde tamamen kuruyabilir,” uyarısı, tehlikenin ne kadar yakın olduğunu gösteriyor.
Grup üyelerinden Nusret Altan, Arin Gölü’nün karşı karşıya olduğu tehlikenin, havzanın en büyüğü olan Van Gölü için de geçerli olduğunu belirtti. Altan, bölgede yer alan 6 binden fazla ruhsatsız veya kontrolsüz su kuyusunun bulunduğuna dikkat çekerek, bunun büyük bir su israfına yol açtığını söyledi. Aşırı ve yasadışı su kullanımı devam ettiği sürece, Van Gölü’nün de Arin Gölü’nün aynı acı kaderi paylaşabileceği konusunda ciddi endişeler dile getirildi. Aktivistler, bölgedeki su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için acilen somut adımlar atılması ve vahşi sulama yerine modern sulama tekniklerine geçilmesi çağrısında bulundu.



