Fatih Altaylı’ya hapis cezası
Günaydın, şunları söyledi:
“Bu durum ağır ceza mahkemesi tarafından ağır suç işleyenler için uygulanan bir durum. Fatih Altaylı nasıl bir ağır suç işlemişti; Cumhurbaşkanına ilişkin yaptığı bir tarihsel benzetmeyi Cumhurbaşkanına fiili saldırı niteliğinde sayarak Fatih Altaylı önce hızla gözaltına alınıp sonrasında tutuklanmıştı. Bu durum Türkiye’nin hukuk devleti olmaktan hızla uzaklaştığının çok açık bir göstergesidir. Fatih Altaylı üzerinden tüm gazetecilere ve özgür basına verilen bir gözdağıdır. Gazetecilere nefes alacak bir nokta bırakmıyorsunuz. YouTube üzerinden yayın yapan gazetecileri de sırf eleştiride bulundu diye tutukluyorsunuz. Kimilerini de serbest bırakıyorsunuz ama dışarıda bir hapishane içerisinde yaşamaya mecbur bırakıyorsunuz. Türkiye bu zinciri mutlaka kıracaktır. Önemli olan basının özgür olmasıdır.”
Türkiye’de yapay bir gündem yaratıldığını ancak çok önemli sorunlar olduğunu vurgulayan Günaydın, zehirlenerek hayatını kaybeden 4 kişilik Böcek ailesine ilişkin, “Artık insanlar yedikleri gıdadan zehirleniyorlar, kaldıkları otelde zehirleniyorlar. En son Böcek ailesinin yaşadığı olayın bize önemli dersler vermesi lazım ve burada kamu yönetiminin de sorumluluğu devralması lazım” dedi.
Halk sağlığı ilaçlamalarından Sağlık Bakanlığı’nın, fumigasyon ilaçlamalarından ise Tarım Bakanlığı’nın sorumlu olduğunu belirten Günaydın, şöyle konuştu:
“Bir aile yok oldu. Bunun sorumlusu kim? Kaldıkları otelde fosfin gazı tespit edildiğini belirttiler. Bu fumigantlar birkaç dakika içinde oksijen yerine fosfin gazı verirler bu odada bulunan hiçbir şey canlı kalamaz. Bunun meskun mahallerde asla yapılmaması lazım ama bir otelde yan odada müşteri varken öbür tarafta fumigasyon işlemi yapacak kadar cahil cinayeti söz konusu olabilmiş. Bunun sorumluluğu yalnızca Sağlık Bakanlığı’nda değil aynı zamanda Tarım Bakanlığı’ndadır. O aile çocuklarıyla beraber uykunuza giriyor mu? Bununla ilgili bir sorumluluk hissediyor musunuz? Biz ölenlerin öldüğüyle kaldığı bir ülke olarak mı devam edeceğiz?”
CHP’li Günaydın, Cumhurbaşkanı danışmanı Mehmet Uçum’un Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na ilişkin açıklama yapmasına tepki göstererek, şunları söyledi:
“51 kişiden oluşan bu komisyon Mehmet Uçum’un talimatları doğrultusunda mı rapor yazacak yoksa ‘Sen kimsin, işimi ben bilirim’ mi diyecek? Artık bu hadsizliğe dur demek gerekiyor. Merkezi yönetimle yerel yönetimleri tek teşkilat, tek bütçe, tek icra altında birleştireceğini söylüyor. 1930’lardan bu yana yapılan yerel yönetimleri ve organları halkın oyuyla seçilen bu kuruluşları ortadan kaldıracağım demek istiyor. İşte memleket bu kafadan demokrasi bekliyor. ‘Neredeyse yüz yıldır uygulanan yerel yönetim sistemini lağvetmek senin hadsizliğine mi kalmış’ denilemiyorsa bu ülkede demokrasiden söz edilemez. Bu şu demek, ben belediyeleri kaybediyorsam belediyeleri kapatırım. Peki yakında merkezi hükümeti kaybedince ne olacak?”



