Fırının işletmecisi Bülent Mertyürek, 1928’de Rum bir ustadan İnanç ailesine geçen fırının aslında daha önceki dönemlere uzanan bir geçmişi olduğunu belirterek, “Ocağımız hiçbir zaman sönmedi. Bu sadece bir fırın değil; yüzyılı aşan bir gelenek, manevi kültür ve Bursa’nın tarih kokan dokusunun bir parçası” dedi.
Asıl mesleğinin psikoloji olduğunu, yüksek lisansının bulunduğunu dile getiren Mertyürek, böylesine köklü bir mekânda coğrafi işaretli tahinli pide, cevizli lokum gibi yöresel ürünler üretmenin kendisi için ayrı bir gurur olduğunu söyledi.
Mertyürek, bölgenin geçmişte Osmanlı döneminde “helvahane” olarak anılan bir üretim merkezine ev sahipliği yaptığını hatırlatarak şunları anlattı:
“Bu bölgede helva sohbetleri yapılırmış. Helva, tahin, hamur… Zamanla bu birleşim tahinli pideye dönüşmüş. Yani burası bir fırından öte; Bursa’nın kültürel hafızasını taşıyan bir ocak. Biz de bu mirası yeni tatlarla buluşturmaya çalışıyoruz.”
Fırın, klasik tahinli pidenin yanı sıra siyah susam tahiniyle hazırlanan özel bir çeşit de üretti. Peru, Hindistan ve Etiyopya’da yetiştirilen siyah susamı yaklaşık 8 bin 800 kilometrelik yolculuğun ardından Bursa’ya getirdiklerini belirten Mertyürek şu ifadeleri kullandı:



