Yağışlı havaların ardından çamurlu tarlalarda güçlükle ilerleyen tarım işçileri, pancarları tek tek topraktan çıkarıyor ve temizliyor. Boylarına göre titizlikle ayrılan pancarlar çuvallara doldurularak kamyonlara yükleniyor. Bu süreç, özellikle Adana ve Mersin’deki şalgam suyu fabrikalarının hammadde ihtiyacını karşılıyor.
Yanıköy’de baba mesleğini sürdüren üretici Turgay Yıldırım, yaklaşık 20 yıldır tarımla uğraştığını belirterek, “Yağmur, soğuk ve çamur demeden çalışıyoruz ama ürünümüz hak ettiği değeri bulamıyor. Yüksek girdi maliyetleri altında ezilen yine çiftçi oluyor” dedi.
Tarım işçisi Helin Özgün, pancarın sofralara ulaşma sürecini anlatarak, “Pancarlar çamurdan arındırıldıktan sonra hale ve marketlere gönderiliyor. Kana faydası olduğu için haşlayıp sirke ve yağ ile soslayarak tüketebilirsiniz” dedi.
Menemen’de yetiştirilen kırmızı pancarın kalitesi ve rengi, yalnızca Türkiye’de değil, ihracat kapılarını da aralıyor. Hem sofraların lezzeti hem de sağlık açısından önemi ile pancar, bölge tarımının önemli ürünleri arasında yer alıyor.
Ancak üretimden tüketime uzanan zincirde oluşan fiyat farkı dikkat çekiyor. Tarladan 10 TL’ye alınan pancar, marketlerde 40 TL’ye kadar çıkabiliyor.
Yıldırım, yeni neslin tarımla uğraşmak istememesinin nedenini ise uzun ve meşakkatli üretim süreci olarak açıkladı: “Ürünlerin paraya çevrilmesine kadar geçen 90-100 günlük sürede sabretmek zor geliyor.”




Yorumlar kapalı.