Kalp hastalığı ve inmeye bağlı ölümlerde düşüş yaşansa da sağlık otoriteleri bu kez sessiz ama çok daha yaygın bir tehdide dikkat çekiyor.
American Heart Association tarafından yayımlanan 2026 Kalp Hastalığı ve İnme İstatistikleri Güncellemesi, CKM sendromunun ABD’de alarm verici boyutlara ulaştığını gözler önüne serdi. Rapora göre yetişkinlerin yaklaşık yüzde 90’ında, genellikle fark edilmeden ilerleyen bu sendromun en az bir bileşeni bulunuyor.
Daha çarpıcı olan ise genç ve orta yaş grubunda riskin hızla artması. Uzmanlar, Türkiye’de de benzer bir sürecin yaşandığı konusunda uyarıyor.
ABD’de Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi’nden kardiyolog ve raporun başyazarı Dr. Sadiya S. Khan, ortaya çıkan verilerin özellikle gençler için güçlü bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, “Bu tablo, acil önlem alınması gerektiğini açıkça gösteriyor. Karşımızda gelecekte nasıl bir sağlık yüküyle karşılaşacağımızın net bir ön izlemesi var” dedi.
CKM’nin tek bir sendrom olarak ele alınmasının önemine de değinen Khan, hastalıkların gerçek hayatta birbirinden bağımsız gelişmediğini, ayrı ayrı ele alındıklarında erken müdahale fırsatlarının kaçırıldığını vurguladı.
İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ziya Mocan, CKM sendromunu şöyle tanımladı: “Kalp-damar hastalıkları, böbrek fonksiyon bozuklukları ve metabolik hastalıkların — özellikle diyabet, obezite ve hipertansiyonun — birbirini besleyerek ilerlediği bütüncül bir hastalık tablosudur. ‘Sessiz’ olarak adlandırılmasının nedeni, uzun süre belirti vermeden ilerleyebilmesidir. Kişi kendini iyi hissederken organ hasarı yavaş yavaş devam eder.”
Prof. Dr. Ziya Mocan, Türkiye’deki tabloya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:




Yorumlar kapalı.