DW Türkçe’nin aktardığına göre, kulislerde konuşulan düzenlemenin en dikkat çekici ayağını, belediye bütçelerinin valilikler tarafından denetlenmesi oluşturuyor. Taslağa göre; özellikle konser ve benzeri yüksek maliyetli harcamalar için valiliklerden ön onay alınması şartının getirilmesi planlanıyor. Hükümet kaynakları bu adımı “kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve fahiş harcamaların engellenmesi” olarak savunurken, muhalefet kanadı bu durumu belediyelerin mali özerkliğine doğrudan müdahale olarak değerlendiriyor.
Yeni sistem planlamasında, belediyelerin toplumla en doğrudan temas kurduğu sosyal belediyecilik faaliyetleri de kısıtlanıyor. Belediyelerin sosyal yardım projeleri yürütmesi ve yeni kreşler açabilmesi için ilgili bakanlıklardan onay alması şartının getirilmesi üzerinde çalışılıyor. Bu hamle, yerel yönetimlerin sosyal politika üretme kapasitesinin merkezi yönetimin onayına bağlanması anlamına geliyor.
Düzenlemenin yerel yönetimlerin gelirlerini ve şehir planlamasını etkileyecek en kritik maddesi imar yetkilerine ilişkin. Hazırlanan taslağa göre; içerisinde kaymakam, vali ve bakanlık temsilcilerinin yer alacağı özel bir kurulun oluşturulması öngörülüyor. Bu model hayata geçtiğinde, belediyeler en küçük bir imar değişikliği işlemi için bile bu kuruldan onay almak zorunda kalacak.
Bakırhan’dan Bahçeli’nin umut hakkı ve kayyum açıklamalarına destek: İktidar gecikmeden adım atmalı
AK Parti yetkilileri, belediyelerin yalnızca altyapı, ulaşım, su ve çöp gibi temel kentsel hizmetlere odaklanması gerektiğini savunuyor. Buna karşılık muhalefet cephesi, iktidarın seçimle alamadığı belediyelerde, seçilmiş belediye başkanlarının yetkilerinin atanmış kurullara devredilmek istenmesini “yeni bir kayyum modeli” ve halkın iradesine yönelik bir engel olarak nitelendirerek düzenlemeye tepki gösteriyor




Yorumlar kapalı.