İstanbul Akvaryum Küratörü Dr. Uğur Çağlar, projenin detaylarını paylaşırken bu türün bilimsel dünyadaki önemine dikkat çekti. “Killifish” olarak da bilinen dişli sazancık türünün, Burdur Acıgöl’e özgü Anatolichthys transgrediens adıyla literatürde yer aldığını belirten Çağlar, balığın dünyada başka hiçbir yerde doğal olarak bulunmadığını vurguladı. Türün yaşam alanlarındaki daralma ve çevresel faktörler, uzmanları bu acil koruma operasyonuna yönlendirdi.
Burdur’dan büyük bir özenle getirilen 98 adet dişli sazancık, İstanbul Akvaryum’un uzman ekipleri tarafından oluşturulan özel üreme alanlarına yerleştirildi. İlk üreme sezonunun ardından müjdeli haber gecikmedi; balıkların sayısı kısa sürede iki katını aşarak yüzlerce bireye ulaştı. Dr. Uğur Çağlar, projenin nihai hedefinin popülasyonu belirli bir seviyeye ulaştırmak ve gerekli yasal izinlerin ardından bu canlıları yeniden ana vatanları olan Acıgöl’e bırakmak olduğunu ifade etti.
Dişli sazancıkların sadece Burdur ile sınırlı olmadığını hatırlatan Çağlar, bu türün Anadolu’nun farklı noktalarında evrimleşmiş kardeş türleri olduğunu da belirtti. Kayseri Sultan Sazlığı’nda Anatolichthys danfordii ve Burdur Salda Gölü’nde Anatolichthys saldae adıyla bilinen varyasyonların da koruma stratejileri açısından kritik öneme sahip olduğu kaydedildi. Akvaryumda sergilenen bu canlılar, ziyaretçilerde biyoçeşitlilik konusunda büyük bir farkındalık yaratıyor.
Doğa tutkunları ve nesli tükenmekte olan canlılara ilgi duyanlar için dişli sazancıklar özel bir bölümde sergileniyor. Ziyaretçiler, hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu ise 10.00-20.00 saatleri arasında bu nadir canlıları yakından gözlemleme şansı buluyor. Koruma programı, sadece bir sergileme alanı değil, aynı zamanda Türkiye’nin doğal mirasını koruma bilincini aşılayan canlı bir okul niteliği taşıyor.




Yorumlar kapalı.