1. Haberler
  2. Hayat
  3. Ruh eşinin bilimi: Sizin için gerçekten “doğru kişi” var mı?

Ruh eşinin bilimi: Sizin için gerçekten “doğru kişi” var mı?

featured

Orta Çağ’da bu düşünce “saray aşkı” kavramıyla yeniden şekillendi. Şövalyelerin uğruna fedakârlık yaptığı ulaşılmaz sevgililer, aşkı kutsal bir bağlılık gibi sunuyordu. Rönesans döneminde ise edebiyat, kaderin ayırdığı âşıklar fikrini güçlendirdi.

Modern dönemde Hollywood filmleri ve romantik romanlar bu anlatıyı daha da pekiştirdi. Böylece “bir gün karşımıza çıkacak tek kişi” düşüncesi kültürel bir norm haline geldi.

Sosyal psikoloji alanındaki araştırmalar, modern romantik aşk anlayışının Orta Çağ Avrupa’sına kadar uzandığını gösteriyor. O dönemde ilk kez, bir insanın hayat boyu sürecek tek bir partner seçmesi gerektiği fikri öne çıktı.

Sanayileşme ile birlikte insanlar geleneksel topluluklarından kopunca yalnızlık ve yabancılaşma arttı. Bu değişim, hayatı anlamlandıracak tek bir kişiyi bulma arzusunu daha da güçlendirdi.

Araştırmalar, ilişkilerde iki temel bakış açısı olduğunu gösteriyor:

1) Kader inancıBazı insanlar doğru ilişkinin zahmetsiz olması gerektiğine inanıyor. Bu bakış açısına göre doğru kişi bulunduğunda her şey kendiliğinden akmalı.

2) Gelişim inancıDiğer yaklaşım ise ilişkilerin zamanla emek verilerek inşa edildiğini savunuyor.

Araştırmalar, ilişkilerin “kader” olduğuna inanan kişilerin çatışma yaşadıklarında ilişkilerini sorgulamaya daha yatkın olduğunu ortaya koyuyor. Gelişim odaklı kişiler ise tartışma yaşasalar bile bağlarını sürdürme eğiliminde.

Ruh eşinin bilimi: Sizin için gerçekten “doğru kişi” var mı?

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.