Kavuncu, Adalet Bakanlığı görevine atanan Akın Gürlek’e yönelik eleştirilerde bulundu. İktidarın yargıyı bir araç haline getirdiğini savunan Kavuncu, söz konusu atamanın bu durumu “tescillediğini” ileri sürdü.
Gürlek’in, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmayı başlatan davayı hazırlayan savcı olduğunu belirten Kavuncu, “Davayı açan kişi, mahkeme süreci henüz başlamadan davayı yürütecek hakimlerin başına geçmiş oldu. Aynı zamanda olası kararlara dair itiraz makamlarının da başında yer alıyor. Böyle bir süreçten hukuk çıkmasını beklemek mümkün müdür?” ifadelerini kullandı.
Kavuncu, Bakan Gürlek’in göreve atanmasının ardından AK Parti’nin bir organizasyonuna katıldığını ve burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını ayakta alkışladığını belirtti. Bu tablo karşısında tarafsızlık beklentisinin zedelendiğini savunan Kavuncu, “Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir vatandaşı bu bakanın iktidarla ilgili bir dosyada tarafsız davranacağını düşünmüyor” dedi.
Önümüzdeki süreçte parti kapatma, umut hakkı ve “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında gündeme gelebilecek hukuki adımlara dikkat çeken Kavuncu, atamanın “Türkiye’de parti devleti olgusunu güçlendirdiğini” öne sürdü.
AK Parti iktidarını eleştiren Kavuncu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devlet yapısını partizanlaştırdığını iddia etti. “25 yıllık AK Parti iktidarının Türkiye’ye getirdiği son nokta partileşmiş bir devlet” diyen Kavuncu, rüşvet, nepotizm ve kamu kaynaklarının suistimali iddialarını gündeme taşıdı.
Kavuncu, son yıllarda artan polis intiharlarına da değindi. Resmi verilere göre 2024 yılında 73 polis memurunun intihar ettiğini, 2025 yılında ise bu sayının 93’e yükseldiğini belirtti.




Yorumlar kapalı.