Türkiye gazetesinde yer alan habere göre süreç, nakit arayan kişinin bir mağazadan yüksek tutarlı elektronik ürün satın almasıyla başlıyor. Ürün mağazadan çıkar çıkmaz devreye giren aracılar, cihazı piyasa değerinin altında elden çıkarıyor; aradaki farkı ise “komisyon” ya da “hizmet bedeli” adı altında kesiyor.
Örneğin 50 bin liralık bir ürün için taksit borcu vatandaşın üzerinde kalırken, kişinin eline geçen tutarın 30-35 bin lira seviyesine düştüğü belirtiliyor. Böylece kişi, aldığı nakitten çok daha yüksek bir meblağı taksitlerle geri ödemek zorunda kalıyor.
Bu yöntemin mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya üzerinden “Nakit ihtiyacına çözüm”, “SGK’lıya anında para”, “Alışverişe aracılık” gibi ifadelerle duyurulduğu aktarılıyor. Duyurularda “faiz” kelimesi yerine özellikle “hizmet bedeli” ifadesinin tercih edildiği belirtiliyor.
Sisteme dahil olmak isteyenlerden en az 6 aylık SGK kaydı ve aktif icra dosyasının bulunmaması gibi şartlar istendiği öne sürülüyor.
Bu yöntemle borçlandığını söyleyen bir yurttaş, bankadan kredi alamadığı için bu yola başvurduğunu belirterek yaşadıklarını şöyle anlattı: 60 bin lira değerinde telefon satın aldığını, ancak eline 38 bin lira geçtiğini ve aylık 5 bin lira taksit ödediğini ifade etti. Toplamda ürün bedeli kadar geri ödeme yapacağını dile getirdi.
Kendini “Mithat” olarak tanıtan bir kişi ise süreci “danışmanlık” olarak nitelendirerek, ürünün alındığını ve kendilerinin bunu nakde çevirdiğini, komisyon oranının yüzde 20-30 civarında olduğunu söyledi. Şart olarak 6 aylık SGK kaydı ve icra dosyası olmamasını yeterli gördüklerini belirtti.




Yorumlar kapalı.