Sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı raporlara ve meclise sunulan önergedeki bilgilere göre, Türkmenistan vatandaşları Alisher Sakhatov ve Abdulla Orusov, sınır dışı edilmek üzere Edirne Geri Gönderme Merkezi’nde idari gözetim altında tutuluyordu. Yasal süreç devam ederken, Anayasa Mahkemesi 14 Temmuz 2025 tarihinde bu iki isim hakkında sınır dışı işlemini geçici olarak durdurma kararı verdi. Yüksek mahkemenin bu net kararına rağmen sürecin şeffaf işlememesi kamuoyunda büyük soru işaretlerine neden oldu. Önergede yer alan ifadelere göre, şahısların 24 Temmuz 2025 tarihinde Edirne GGM’den serbest bırakıldıkları öne sürülüyor. Ancak asıl kriz de bu noktada başlıyor; serbest bırakıldıkları iddia edilen tarihten bu yana her iki şahıstan da hiçbir şekilde haber alınamıyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun meclis gündemine taşıdığı vahim iddiaların merkezinde, bu kişilerin yargı kararına aykırı olarak “kayıt dışı” bir yöntemle Türkmenistan’a iade edilmiş olabilecekleri ihtimali yatıyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, şahısların ülkelerine zorla geri gönderilmeleri durumunda karşılaşabilecekleri ihlallere dikkat çekerek durumun aciliyetini vurguluyor. Anayasa Mahkemesi’nin tedbir kararlarının bağlayıcılığı tartışmasız kabul edilirken, idari kurumların bu kararlara uyum süreçlerindeki denetim eksiklikleri iddiaların ciddiyetini artırıyor. Kolluk kuvvetlerinin ve Göç İdaresi Başkanlığı’nın resmi kayıtlarında şahısların güncel durumlarının ne olduğu gizemini korurken, sürecin aydınlatılması adına gözler İçişleri Bakanlığı’nın vereceği yanıtlara çevrildi.
Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün ilgili maddeleri gereğince İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yazılı olarak cevaplandırması talebiyle meclis başkanlığına şu soruları yöneltti:
Alisher Sakhatov ve Abdulla Orusov’un 24 Temmuz 2025 tarihinde Edirne Geri Gönderme Merkezi’nden tahliye edildikleri bilgisi doğru mudur? Şayet tahliye edildilerse, merkezden ayrılışları resmi olarak kayıt altına alınmış mıdır?
Anayasa Mahkemesi’nin 14 Temmuz 2025 tarihli açık tedbir kararına rağmen, bu kişilerin sınır dışı edilip edilmediğine dair Bakanlığınız bünyesinde başlatılan veya yürütülen bir inceleme bulunmakta mıdır?
Söz konusu şahısların serbest bırakıldıktan sonra akıbetlerinin bilinmemesi ve kendilerine hiçbir şekilde ulaşılamamasıyla ilgili olarak kolluk kuvvetleri tarafından işletilen bir arama veya soruşturma süreci var mıdır?




Yorumlar kapalı.