Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle sunulan önerge, üniversite eğitiminde planlanan değişikliklerin kapsamı, hazırlık süreci ve olası etkilerine ilişkin sorular içeriyor.
Kadıgil, önergesinde şu ifadeleri kullandı:
“YÖK tarafından geçtiğimiz yıldan bu yana kamuoyu gündemine getirilen lisans öğretim süresinin üç yıla indirilmesi ve staj programlarinin yeniden düzenlenmesine yönelik planlar, gerek akademik özerklik gerekse üniversitenin niteliği açısından ciddi soru işaretleri barındırmaktadır. Kapsamı ve uygulama biçimi konusunda net bir taslağın kamuoyuyla paylaşılmadığı, YÖK’ün stratejik planları da dahil olmak üzere hiçbir yazılı belgesinde yer almayan bu değişikliklerin, öğrenciler ve akademisyenler başta olmak üzere üniversite bileşenlerinin katılımıyla şeffaf bir biçimde tartışılmadan hayata geçirilmek istendiği anlaşılmaktadır.
YÖK başkanının beyanlarından anlaşıldığı kadarıyla, kredi toplamı ve öğrenim çıktıları korunarak akademik takvimin yoğunlaştırılması yoluyla hayata geçirilmesi amaçlanan bu düzenleme hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin ders yükü altında ezilmesine yol açacaktır. Bu durum, bir yandan öğretimin niteliğini düşürürken diğer yandan araştırmaya ayılan zamanın daralmasına neden olarak üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesine zarar verecektir. Üniversite öğretiminde staj süresinin uzatılması planı ve pilot uygulamalan ile birlikte düşünuldüğünde bu düzenleme, üniversite öğrencilerinin MESEM modelinde görülen ‘eğitim’ görünümü altında sermayeye ucuz emek sağlama pratiğinin üniversite düzeyine taşınması anlamına gelmektedir.”
Kadıgil, Bakan Tekin’in yanıtlanması istemiyle verdiği önergesinde şu sorulara yer verdi:
“Bakanlığınız ya da YÖK bünyesinde, gerek lisans eğitim süresinin üç yıla indirilmesi gerekse staj süresinin uzatılması tasarısına dair kapsamı ve takvimi netleşmiş bir ön çalışma ya da taslak hazırlanmış mıdır? Varsa, bu taslaklar kamuoyuyla neden paylaşılmamıştır? Söz konusu düzenlemeler için bu sürecin en önemli paydaşları olan tüm üniversite bileşenlerinin görüşlerine başvurulması planlanmakta mıdır? Böyle bir plan yoksa, milyonlarca üniversite öğrencisini ve binlerce öğretim elemanını ilgilendiren merkezi ve anlık bir kararla hayata geçirilmek istenmesinin ardındakı amaç nedir?
İstişarelerin sürdüğü belirtilen Üniversitelerarası Kurul ve bu kurul bünyesinde faaliyet gösteren konseylerdeki temsiliyet dağılımı nasıldır? Görüşmelerdeki değerlendirmeler kamuoyuyla neden paylaşılmamaktadır? Akademik takvimin yoğunlaşması ile birlikte öğretim elemanlarının ders, sınav ve idari iş yükünün artması ve bilimsel araştırmaya ayrılan zamanın daralmasıyla ortaya çıkabilecek bilimsel üretim kaybına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmış mıdır? Olası kaybı telafi etmek için gerekli önlemler alınmış mıdır?
Yoğunlaştırılmış lisans takviminin öğretim üyelerinin lisansüstü düzeyde yürüttükleri danışmanlık, doktora yeterlilik ve tez izleme süreçleri üzerindeki olası olumsuz yansımalarına ilişkin bir etki analizi yapılmış mıdır? Artan iş yükünü karşılamak üzere yeni bir kadro tahsisi veya ders yükü düzenlemesi planlanmakta mıdır?




Yorumlar kapalı.