Muzır’da yer alan habere göre, güvenlik gerekçesiyle isimleri değiştirilen Ammar ve Nasser’in dosyasında; dini ayrımcılık, darp, iletişim kısıtlaması ve psikolojik baskı iddiaları yer aldı.
Avukatlar aracılığıyla ulaştırılan mektuplarda Ammar, Alevi kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını belirtti. Ramazan ayında iftar saatine ilişkin yaşanan bir tartışmada görevlinin “Siz Müslüman değilsiniz” dediğini aktaran Ammar, koğuşta da hakaret ve saldırıya maruz kaldıklarını ifade etti.
Mektuplarda, bazı görevlilerin bu durumlara müdahale etmediği, aksine ayrımcı yaklaşımın sürdüğü iddiası yer aldı. Ammar ayrıca bir saldırı sonucu dişinin kırıldığını, ancak etkili sağlık hizmetine erişemediğini belirtti.
İki mülteci, yaşanan saldırıların ardından diğerlerinden ayrılarak farklı bir bölüme alındıklarını, ancak bunun koruma değil izolasyon anlamına geldiğini ifade etti.
Ammar, ailesiyle görüntülü görüşmesine izin verilmediğini belirterek “Çocuklarımın yüzünü unuttum” sözleriyle yaşadığı durumu anlattı.
Dosyada yer alan bilgilere göre Ammar, maruz kaldığını belirttiği baskıların ardından intihar girişiminde bulundu. Bu olayın ardından Ammar ve Nasser hakkında “kamu düzenini bozma” gerekçesiyle sınır dışı süreci başlatıldı.
Bu gelişme, alınan sınır dışı kararlarının dayanaklarına ve sürecin nasıl işletildiğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.




Yorumlar kapalı.