ABD’den Hürmüz’de ağır bombardıman: İran’ın yeraltı tesisleri “sığınak delici” bombalarla vuruldu
Konuya ilişkin X (eski Twitter) hesabından 2024 yılına ait “Küresel Gübre İhracatı” haritasını paylaşan tarım ve hayvancılık uzmanı Gazi Kutlu, tehlikenin Türkiye açısından boyutuna dikkat çekti. Kutlu, “Dünyada ne olsa dönüp dolaşıp bizi buluyor… Hürmüz Boğazı’ndaki risk, gübre tedarikini doğrudan etkiliyor. Verilere göre en çok etkilenecek ülkeler arasında Brezilya’dan sonra Türkiye geliyor. Alternatif üretim ve tedarik artık şart” uyarısında bulundu.
Harita ve sektörel analizlere göre, Basra Körfezi çıkışlı deniz yolu gübre ticaretinde üre, amonyak, DAP, MAP ve kükürt gibi ürünler merkezi bir rol oynuyor. Özellikle 2024 yılında bu bölgeden taşınan yaklaşık 16 milyon ton gübrenin üçte ikisini oluşturan “üre” fiyatlarında tehlike çanları şimdiden çalmaya başladı. Mart 2026 itibarıyla Orta Doğu kaynaklı üre fiyatlarında yaklaşık yüzde 40’lık bir artış kaydedilmesi, şokun piyasalara yansıdığının ilk göstergesi oldu. Navlun bedelleri, savaş riski sigorta primleri ve enerji (doğal gaz) maliyetlerinin de eklenmesiyle Türkiye’nin gübre ithalat faturası üç koldan baskı altına girmiş durumda.
Hürmüz kaynaklı bu dış şokun Türkiye için çok daha yıkıcı olma potansiyeli taşımasının ardında ise iç sahadaki zayıflıklar yatıyor. Meteorolojik verilere göre 2025 yılı, uzun yılların en kurak ve yağışsız dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçmişti. Bu kuraklık nedeniyle geçtiğimiz yıl buğday üretimi yüzde 13,7 (17,9 milyon tona), arpa üretimi yüzde 25,9 (6 milyon tona), ayçiçeği yüzde 11,8 ve patates üretimi yüzde 7,2 oranında gerilemişti.
Tarımsal arzın hali hazırda daraldığı bir dönemde gübre fiyatlarının katlanması, çiftçinin gübre kullanımını azaltmasına yol açabilir. Uzmanlar, tarlaya atılacak gübrenin azalmasının 2026 hasadında çok daha derin verim kayıplarına neden olabileceği konusunda uyarıyor.




Yorumlar kapalı.