Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenlik stratejisinin temel taşının Montrö Boğazlar Sözleşmesi olduğu bir kez daha teyit edildi. “Montrö’den taviz verilmesi söz konusu değildir” ifadesinin altı çizilirken, bölgedeki deniz güvenliğinin bu denge üzerine inşa edildiği belirtildi.
Bu kapsamda, Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları ve Karadeniz’e yönelik politik duruşuyla uyumlu olarak üç adet deniz ve bir adet kara karargahının teşkil edilmekte olduğu bilgisi verildi.
Basın toplantısında, bazı medya organlarında yer alan “karargahlarda İngiliz ve Fransız komutanların görevlendirildiği” yönündeki iddialara da yanıt verildi. Bakanlık, bahse konu isimlerin Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu Deniz Unsurları Komutanlığı üyeleri olduğunu açıkladı.
Açıklamada kritik bir ayrıntı olarak; bu oluşumun doğrudan Ukrayna’ya destek odaklı bir yapı olduğu ve NATO ile herhangi bir kurumsal ilişkisinin bulunmadığı vurgulandı. Ayrıca, bu girişim kapsamında oluşturulan birimin yönetilmesinin Paris’teki operatif bir karargah üzerinden planlandığı ifade edildi.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e, adını geçirmeden yanıt veren MSB’nin açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
“Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur. Hiçbir somut veriye dayanmayan söz konusu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içermekte, yapılan resmî açıklamalar kasten çarpıtılmaktadır. Özellikle Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili, şehit sayımızın dahi yanlış ifade edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli bir yaklaşımın ürünüdür. Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhâl başlatılan teknik inceleme tüm boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir. Hazırlanacak nihai rapor, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır. Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal işlem başlatılmıştır.”
Doğu Perinçek, kaza geçiren uçağı İsrail’in vurduğunu, 34 askerin yaşamını yitirdiğini ve buna ilişkin raporun gizlendiğini öne sürmüştü.




Yorumlar kapalı.