İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda İBB çalışanının da aralarında bulunduğu 407 sanıklı davanın 15. gününde mahkeme heyetinin ilk ara kararını açıklaması bekleniyor.
Bir önceki duruşmada savcılık makamının 7 kişi için tahliye talep ettiği yargılama sürecinde, 107 tutuklu sanıktan 106’sının avukatı savunmalarını tamamladı. Duruşmada 107’nci kişi olarak bizzat İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz alarak savunma yaptı.
Duruşmada Mahkeme Başkanı, prosedür gereği ilk olarak İmamoğlu’nun avukatlarına söz vermek istedi. Ancak avukatların itirazı ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerinin hatırlatılması üzerine Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’nun doğrudan konuşmasına izin verdi.
Mahkeme heyetine seslenen Ekrem İmamoğlu, geride kalan 3 haftalık süreçte yapılan savunmaların değerli olduğunu belirterek, iddianameyi ve yargılama sürecini eleştirdi.
İmamoğlu, “Nasıl savcılığın bütün Türk milletini aldattığını tek tek dinledik. Dinlediklerimden kalbim sıkıştı, göğsüm sıkıştı” diyerek duruşmaların canlı yayınlanmamasına tepki gösterdi. Şeffaflık vurgusu yapan İmamoğlu, “Bu duruşma canlı yayınlansa idi iddia makamı rezil rüsva olurdu. Türkiye düzlüğe çıkardı, nefes alırdı. Sayın Erdoğan’ın kulakları çınlasın, istemedi. İsteyen Sayın Bahçeli’nin de kulakları çınlasın, şeffaflığı bir kez daha arzu etmedi. Gizlilik işlerine geliyor. Biraz vicdan varsa her iki siyasi parti lideri de buraya temsilci göndersin, izlesinler” ifadelerini kullandı.
Yargıçlara “Ya bir çöküşü derinleştirmeye devam edeceksiniz ya bir çıkışı başlatacaksınız” şeklinde seslenen İmamoğlu, davadaki tutukluluk kararlarını eleştirdi. Dosyada delil karartma ve kuvvetli suç şüphesi iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunan İmamoğlu, şu soruları yöneltti:
“Kes kopyala yapıştır ile insanlar bir yıldır tutuklu. 43 yıllık zabıta memurluğu yapmış bir hanımefendi mi kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Ayıptır, yazıktır, günahtır. Akla gelmeyecek yöntemlerle delil aradılar. Aile boyu tutukladılar. Devlet pusu kurar mı? Hepimizin evladı yok mu? 23-24 yaşındaki iki delikanlıya bu yapılır mı? Baba için evlat rehin alınır mı? Eş üzerinden devlet bir kişiyi tehdit eder mi? Bizim kadim devletimize yakışır mı?”




Yorumlar kapalı.