Nisan ayının ortası, Türkiye eğitim tarihi için kapkara bir hafta olarak kayıtlara geçti. 14 Nisan Salı günü Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 19 yaşındaki eski bir öğrencinin pompalı tüfekle dehşet saçıp 16 kişiyi yaralamasının şoku atlatılamamışken, bir gün sonra Kahramanmaraş’tan gelen haber tüm Türkiye’yi yasa boğdu.
Kahramanmaraş’ta 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, Emniyet Müdürü olan babasının evdeki 5 tabancasıyla okulunu basarak 1’i öğretmen 8’i öğrenci olmak üzere 9 kişiyi hayattan kopardı. Katliamda kullanılan silahların babaya ait olması ve babanın “Olaydan iki gün önce oğlumu poligona götürmüştüm” şeklindeki kan donduran itirafının ardından tutuklanması, gözleri “ailelerin çocukların eğitimindeki ve psikolojisindeki rolüne” çevirdi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrıları ve öğretmenlerin iş bırakma eylemleriyle tırmanan kriz ortamında, ünlü akademisyen ve yazar Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan’ın (ESG) kendi YouTube kanalında yayınladığı bir video, tartışmaların tam merkezine oturdu.
Eğitim sisteminde velilerin sınırları aşarak öğretmenlerin işine müdahale etmesini çok sert bir dille eleştiren Gürkan, velilerin okula girmemesi gerektiğini savundu. Gürkan’ın sosyal medyada elden ele dolaşan ve milyonlarca kez izlenen o açıklamaları şöyle:
“Ailenin okulda hiç yeri yok. Öğretmenin antitezi velidir. Veli ile öğretmenin hiçbir şekilde birbiriyle buluşamaması lazım. Okula girmeyecek veli. Bir zahmet hocalara sınır koymaya çalışacağınıza, kendi çocuklarınıza sınır koyun.”
Eğitim müfredatının ve pedagojinin uzmanlık gerektiren bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gürkan, kendi hayatından verdiği bir veli toplantısı örneğiyle ebeveynlerin yersiz özgüvenini eleştirdi:




Yorumlar kapalı.