Gürer, “Silifke çileği şu an raflarda 100 lira civarında bir fiyatla alıcıyla buluşuyor. Bölgemizde de çilek üretimi son yıllarda arttı. Niğde çileği ise bir aya kadar pazarda yer bulur. Ancak girdi maliyetlerindeki artış üreticiyi zorluyor. Gübresi, ilacı, fidesi, bakımı, işçiliği, nakliyesi derken çilek üreticileri ‘geçtiğimiz dönemlerde kazandığımız parayı artık kazanamayacağız’ diyor. Tüketicide para olmayınca, girdi artışıyla ürettiğimiz ürünün fiyatı artıyor, bu da sürümü azaltıyor” diye konuştu.
Çilek üreticisi Ali Kirazcı, artan maliyetler nedeniyle üretimi sürdürmekte zorlandıklarını belirterek, şunları anlattı:
“Durumlar içler acısı. Girdiler pahalı. Gübre desen ona keza, mazotun hakkından gelemiyoruz. İşçilik ise büyük problem. Burada ortalama 2,5 liraya işçi istiyor. Çilek üreticisi destek almıyor. Şimdilik üretimi sürdürüyoruz. Bugün yine fide gelecek, onu bekliyoruz. Fide 10 lira. Geçen yıl 8 liraydı. O da tanıdık olduğu için iki ay önce ödedim, sipariş verdim. Geçen sene ortalama 34’e kapatıyordum, şimdi 60. Mazotun hakkından gelemiyoruz zaten. Neredeyse bu işi devredeceğim. Bu sene de deneyeceğim, olmazsa bırakacağım. Vallahi iyi olacağı da yok sayın vekilim. Daha önce krediyi ödemekte zorlandım. Gübreyi alırken bile zorlanıyoruz ki kredinin içinden çıkamayız. Bu şartlarda, bu faizle bankaya kolunu kaptırdığın zaman gövden gidiyor. Daha evvel tarlam elimden gitti, satışa çıkarttılar. Onun için kredi kullanmadan ayakta kalmaya çalışıyorum. Bu ayın 20’sine kadar don tehlikesi var. Geçen sene yaklaşık 15 bin fidem dondu.”
Girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Kirazcı, “Gübreye sübvansiyon yapılması lazım. Mazotun da düşük verilmesi gerekiyor. Yatlara verilen mazot gibi bize de verilmesi lazım, yat ile benim aramda fark olması lazım.” dedi.
Tarımda çözülmenin arttığını ifade eden Kirazcı, “Çiftçilik yapan sayısı her sene düşüyor. Çoğu küçük işletme, ahırlar boşalmış” dedi.
Kirazcı, yaklaşık 35-38 yıldır üretim yaptığını belirterek, “Böyle bir dönem hiç yaşamadım. Çok zorlanıyoruz. Çoğu zaman ekmek parası bile problem oluyor. Kredi kartları patladı patlayacak. Asgarisini ödüyoruz. Ahmet’in borcu Mehmet’e, Mehmet’in borcu Ahmet’e gidiyor. Bakalım nereye kadar gideceğiz” ifadelerini kullandı.
Üretici Hacı Kirazcı da ailenin tüm fertlerinin üretimde yer aldığını belirterek, “Geçen sene çok zarar ettim. İşçi de sensin, çiftçi de sensin. Sigorta yaptırdık ama karşılığını alamadık. Bu yüzden artık sigorta da yaptırmıyoruz. Sigortada büyük sorun var” dedi.




Yorumlar kapalı.