Sekiz yaşında bacağındaki kistin alınması için girdiği ameliyat sonrası yaşamı değişen Mustafa Gürbüz, tıbbi tedavilerden umduğu sonucu alamasa da yaşama küsmemeyi seçti. Uluslararası Gençlik Merkezi bünyesindeki sanat atölyesine dahil olan Gürbüz, lise mezuniyetinin ardından tüm vaktini üretime adadı. Mehmet Deveci gibi usta eğitmenlerin desteğiyle teknik becerilerini geliştiren genç sanatçı; manzara resimlerinden figüratif hayvan çizimlerine, detaylı heykellerden özgün seramik formlarına kadar geniş bir yelpazede yeteneğini konuşturdu.
Mustafa Gürbüz’ün sanat kariyerindeki dönüm noktası, beş yıl önce katıldığı bir yarışma oldu. Engellilere özel düzenlenen resim yarışmasında, pencere önündeki bir mumu tasvir ettiği ve “Umut Işığı” adını verdiği eseriyle birincilik kürsüsüne çıktı. Bu ödülün kendisine büyük bir özgüven aşıladığını belirten Gürbüz, “O mum benim için karanlığın içindeki aydınlığı simgeliyordu. Aldığım bu derece, daha büyük eserler üretmem için bana ilham verdi,” sözleriyle sanatın iyileştirici gücüne vurgu yaptı.
9 yıllık yoğun bir emeğin ürünü olan yaklaşık 40 eser, şimdi sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Mustafa Gürbüz’ün ilk kişisel sergisi olma niteliği taşıyan organizasyon, Engelliler Haftası kapsamında Uluslararası Gençlik Merkezi’nin ev sahipliğinde kapılarını açacak. Gürbüz, her bir fırça darbesinde azmin ve sabrın izleri olan koleksiyonu için tüm sanat tutkunlarına davette bulundu.
Genç sanatçının başarısı, fiziksel engellerin üretmeye ve hayal kurmaya engel olamayacağının en somut kanıtı olarak görülüyor. Çamuru sanata, tuvali ise hayallerine dönüştüren Mustafa Gürbüz, kendi hikayesiyle diğer engelli bireylere de “pes etmeyin” mesajı veriyor. Sergide yer alacak olan yağlı boya tablolar ve özgün seramik objeler, bir sanatçının ruh dünyasındaki engelsiz yolculuğu izleyicilere hissettirecek. Menteşe’de açılacak olan bu sergi, sanatın sadece estetik bir kaygı değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon ve hayata tutunma biçimi olduğunu bir kez daha kanıtlayacak.




Yorumlar kapalı.