Türkiye’nin yakın siyasi tarihinden terörle mücadeleye, hukuk reformundan yeni anayasa ihtiyacına kadar geniş bir perspektif çizen Bakan Gürlek, vesayet sisteminin kalıntılarının tamamen temizlenmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasında mevcut anayasanın demokratik hayatın önünde bir engel teşkil ettiğini belirten Bakan Gürlek, “Cuntacı anlayışın bir ürünü olan 1982 Anayasası, toplumsal huzurumuz ve gelişen Türkiye için şartları zorlaştıran, hukuki görünümlü bir vesayettir. Bugün geldiğimiz noktada; ulusal güvenlik tehditleri, değişen dünya şartları ve artan hak özgürlük talepleri karşısında bu metin yetersiz kalmaktadır. Bu yamalı bohçayı gündemden çıkarıp, çağa ışık tutan yeni bir anayasayı millete hediye etmek bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Siyaseti ‘milletle birlikte yürüme iradesi’ olarak tanımlayan Gürlek, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı krizlerin ve 28 Şubat gibi “karanlık leke” olarak adlandırdığı süreçlerin ancak güçlü bir siyasi iradeyle aşıldığını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da başlattığı yürüyüşün “sessiz çoğunluğun sesi” olduğunu belirten Bakan, Türkiye’nin artık emir alan değil, oyun kuran bir güç haline geldiğini ifade etti.
Adalet Bakanlığı dönemindeki misyonunu “gecikmeyen ve erişilebilir adalet” olarak özetleyen Gürlek, gelecek döneme dair iki temel stratejik hedefi paylaştı:
Bakan Gürlek, konuşmasını gençlere seslenerek noktaladı:




Yorumlar kapalı.