Goetz-Weimer konuşmasında, İmamoğlu’nun çalışmalarının demokrasinin yerelden güçlendiğini ortaya koyduğunu belirterek, “Demokrasinin gücü aşağıdan büyür. Güven, katılım ve açık tartışma şehirlerde doğar. Canlı bir kent toplumu özgür devletlerin temelini oluşturur” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu’nun İstanbul’daki yönetim anlayışını “şeffaflık, diyalog ve vatandaş katılımını önceleyen bir siyaset” olarak tanımlayan Goetz-Weimer, Avrupa kurumlarının süreci yakından takip ettiğini aktardı.
Oturumlarda İmamoğlu hakkında açılan davalar, seyahat kısıtlamaları ve kamuoyunun davalara erişimi değerlendirilirken, Pawel Adamowicz Ödülü’ne de atıfta bulunuldu.
Zirveye videolu mesaj gönderen Dilek Kaya İmamoğlu, Türkiye’de gazetecilerin yargılandığını, bağımsız yayın organlarının kapatıldığını ve sosyal medya hesaplarının mahkeme kararlarıyla engellendiğini söyledi.
Özgür basının olmadığı bir Türkiye’nin yalnızca Türkiye’nin değil Avrupa’nın da sorunu olduğunu belirten Dilek İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
Dilek İmamoğlu mesajında ayrıca, Türkiye ile yürütülen tüm diplomatik görüşmelerde basın özgürlüğü ve tutuklu gazeteciler konusunun gündeme getirilmesi gerektiğini belirterek, “Sessizlik, bu baskıya ortak olmaktır” dedi.




Yorumlar kapalı.