Rapor, Türkiye’de emeklilik meselesinin yalnızca aylıkların düzeyiyle sınırlı olmadığını; barınma, sağlık, borçluluk, sosyal hayattan çekilme, bakım kaygısı ve devlet desteğine duyulan güvenin zayıflaması gibi başlıklarla birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.
Çalışma, Türkiye’deki tüm emeklileri temsil etme iddiası taşımıyor. Araştırmanın hedef grubu, emekli olduğu halde çalışmaya devam eden ya da aktif olarak iş arayan ve bunu geçim sıkıntısıyla ilişkilendiren emeklilerden oluşuyor.
Nicel saha çalışması 12 bölgeyi kapsayacak şekilde yürütüldü. Telefonla tarama sonrası araştırma kriterlerine uyan 400 kişiyle 21-26 Şubat tarihleri arasında CATİ yöntemiyle 57 soruluk anket yapıldı. Ayrıca 40 emekliyle derinlemesine görüşme gerçekleştirildi.
EMEKLİLİK “HAK EDİLMİŞ DİNLENME” OLMAKTAN UZAKLAŞTI
Raporda, emekliliğin artık birçok kişi için çalışmanın sona erdiği, gelir güvencesinin başladığı ve hayat ritminin yavaşladığı bir dönem olarak yaşanmadığı belirtiliyor. Bunun yerine emeklilik, düşük aylıklar, yüksek yaşam maliyetleri, çocukların eğitim ve barınma giderleri ile sağlık harcamaları nedeniyle çalışmanın başka biçimlerde sürdüğü bir döneme dönüşüyor.
Araştırmaya göre emeklilik sonrası çalışmanın temel nedeni büyük ölçüde ekonomik zorunluluk. Katılımcıların yüzde 89,4’ü emeklilik sonrası çalışmaya devam etmenin ya da iş aramanın temel nedeninin geçim zorunluluğu olduğunu söylüyor. Yüzde 10,6’lık kesim ise geçim zorunluluğunu nedenlerden biri olarak görüyor.
Araştırmada en çarpıcı sonuçlardan biri, emeklilerin çalışmadan temel ihtiyaçlarını karşılayamama oranı oldu. “Çalışmadan temel ihtiyaçlarımı karşılayamam” ifadesine katılımcıların yüzde 62,2’si “kesinlikle katılıyorum”, yüzde 26,6’sı ise “katılıyorum” yanıtını verdi. Böylece çalışmadan temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağını belirtenlerin toplam oranı yüzde 88,8’e ulaştı.
Rapor, emekli aylıklarında anlamlı bir artış olması halinde katılımcıların yüzde 76’sının çalışmayı bırakacağını da ortaya koyuyor. Bu veri, emeklilik sonrası çalışmanın önemli ölçüde “aktif kalma” isteğinden değil, doğrudan geçim baskısından kaynaklandığını gösteriyor.
Araştırmada katılımcıların gelir durumuna ilişkin tablo da dikkat çekti. Genel dağılıma göre katılımcıların yüzde 43,1’i “alt”, yüzde 39,8’i “alt-orta” gelir grubunda yer aldı. “Derin yoksul” olarak sınıflananların oranı yüzde 1,6 olurken, “orta” gelir grubunda olanların oranı yüzde 10,6’da kaldı.




Yorumlar kapalı.