MİLLİ Bakanı Yaşar Güler, NATO Savunma Bakanları Toplantısı için gittiği ‘de Türk basın mensuplarıyla bir araya geldi. NATO Liderler Zirvesi öncesi önemli mesajlar veren Güler, İttifak’ın savunma ve caydırıcılığına sağlanan katkılardan Doğu Akdeniz’deki gelişmelere kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu.
Yaşar Güler, Belçika’nın başkenti Brüksel’deki temasları kapsamında Türk basınına değerlendirmelerde bulundu. ‘nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde Brüksel’deki NATO Karargahı’nda düzenlenen Ukrayna Savunma Temas Grubu ve NATO Savunma Bakanları toplantılarına katıldıklarını belirten Bakan Güler, “Genel olarak NATO’nun caydırıcılık ve savunma duruşu, Ukrayna’ya sağlanabilecek destek ve diğer güvenlik konularının ele alındığı toplantılar yaptık. Toplantılarda; NATO’ya kuvvet katkısı sağlayan ülkeler arasında daima ilk 5’te yer alan bir ülke olarak İttifak’ın savunma ve caydırıcılığına sağladığımız katkıları, yüzde 5 savunma taahhüdü hedefine ulaşılması konusunda kaydettiğimiz kararlı ilerlemeleri -ki yüzde 5 hedefine süratle ilerliyoruz-, Ukrayna’ya ikili düzeyde ve NATO kapsamında destek ve katkılarımız ile barışa yönelik diplomatik çabalara desteğimizi, Zirvesi kapsamındaki hazırlıklarımız ve beklentilerimizi ifade ettik. Bölgesel barış ve istikrarın sağlanması kapsamında İran-ABD Savaşı’nı sona erdirmek amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığımızı da ilettik, teşekkür ettik ve gerektiğinde Hürmüz Boğazı’nda mayın temizliğine destek vermeye hazır olduğumuzu vurguladık” ifadelerini kullandı.
Toplantılar vesilesiyle muhataplarıyla savunma ve güvenlik ajandasındaki gündemi, ikili ve çok taraflı ilişkiler ile iş birliğini geliştirme imkanlarını ele aldıklarını kaydeden Güler, “70 yılı aşkın süredir NATO müttefiki bir ülke olarak katılım sağladığımız bu toplantılarda; hem İttifak gündemindeki konularda hem de bölgesel konulardan Avrupa güvenliğine uzanan geniş bir yelpazede milli tutum ve değerlendirmelerimizi muhataplarımıza ilettik. Ayrıca müttefik savunma bakanlarını Ankara Zirvesi’nde ağırlamaktan memnuniyet duyacağımızı da kendilerine ilettik” dedi.
‘ANKARA ZİRVESİ’NİN ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI OLACAĞINI DEĞERLENDİRİYORUZ’
Bugün NATO’nun tarihinin en karmaşık güvenlik ortamlarından biriyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Güler, konvansiyonel tehditlerin yanı sıra hibrit tehditler, siber saldırılar, terörizm, enerji güvenliği riskleri ve bölgesel istikrarsızlıkların güvenlik anlayışını yeniden şekillendirdiğini belirtti. Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Nisan ayında düzenlenen ‘NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma’ konferansında da ifade ettiğim gibi, Türkiye NATO’nun yalnızca coğrafi merkezlerinden biri değil, aynı zamanda stratejik aklının ve operasyonel kapasitesinin de ayrılmaz bir parçasıdır. Ankara’da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi’ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmüyoruz. Bu zirve, NATO’nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacağını değerlendiriyoruz. Türkiye’nin zirveye ev sahipliği yapması, İttifaka sunduğumuz askeri katkıların, operasyonel tecrübemizin ve güvenlik üretme kapasitemizin doğal bir yansıması olarak görüyoruz. Bununla birlikte, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu etkili, güvenilir ve sonuç odaklı lider diplomasisi de Ankara Zirvesi’nin en önemli unsurlarından birisi olacağını değerlendiriyoruz.”
Türkiye’nin krizlerin çözümüne katkı sunan ve diyalog kanallarını açık tutan yaklaşımıyla İttifak içerisinde müstesna bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Güler, “Hedefimiz; NATO’nun birlik ve dayanışmasını güçlendirmek, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine yönelik ortak kararlılığı vurgulamak ve İttifakı geleceğin tehditlerine karşı daha hazırlıklı hale getirecek stratejik vizyonun geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Ankara Zirvesi’nin, NATO’nun birlik ve beraberliğini pekiştiren, ortak aklı güçlendiren ve İttifakın geleceğine yön veren tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz” diye konuştu.
ABD-NATO-AVRUPA GÜVENLİĞİ
Avrupa’nın güvenlik durumu hakkında da konuşan Güler, “ABD, Avrupa’dan tam manasıyla çekilmiyor, Avrupa’daki asker sayısını azaltıyor. Avrupa ülkeleri de oluşabilecek boşluğu doldurma gayretindeler. Savunma sanayi yatırımlarını artırmaktalar ve zorunlu askerlik uygulamasına dönmekteler. Avrupa’nın güvenliğinin Avrupalılar tarafından sağlanması gerektiğinin farkındalar” ifadelerini kullandı.
YERLİ VE MİLLİ SAVUNMA SANAYİ VE NATO
Türkiye’nin savunma sanayinde elde ettiği başarıların yalnızca ulusal güvenliğe değil, NATO’nun kolektif savunmasına da katkı sunduğunu belirten Güler, şunları söyledi:
“Yerli ve milli sistemlerimiz, müttefiklerin birlikte çalışabilirlik kapasitesini desteklemekte ve İttifakın genel caydırıcılığına katkı sağlamaktadır. Güçlü savunma sanayi, güçlü caydırıcılık ve güçlü NATO demektir. Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilecek ‘Savunma Sanayi Forumu’nun, müttefikler arasında savunma sanayi alanındaki iş birliğinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Toplantılar esnasında NATO üyesi üç ülkenin savunma bakanı, Türk savunma sanayinin gelişmişliği ve Türkiye ile iş birliğinin artırılmasının önemli ve gerekli olduğunu özellikle vurguladılar.”
TÜRKİYE’NİN NATO VİZYONU
Türkiye’nin NATO vizyonunun güçlü, dayanıklı ve müttefiklerin güvenlik kaygılarına eşit hassasiyet gösteren bir İttifak öngördüğünü ifade eden Güler, Ankara Zirvesi’nden beklentilerini şu sözlerle aktardı:
“Ankara Zirvesi’nden beklentimiz; öncelikle NATO’nun temelini oluşturan kolektif savunma anlayışının ve 5’inci maddeye olan bağlılığın güçlü şekilde teyit edilmesidir. Bunun yanında müttefiklerin savunma harcamaları ve yetenek hedeflerine ilişkin kararlılıklarını somut adımlarla ortaya koymaları, savunma üretim kapasitesini güçlendirecek ve caydırıcılığı artıracak ortak iradeyi göstermeleri büyük önem taşımaktadır.”




Yorumlar kapalı.